Müttaki'nin gözlerine mil çektirdikten sonra Bağdat'a dönen Tüzün, Müstekfi'yi yanma çağırdı. Ona bey'at etti ve Müstekfi Billah lakabını taktı. Müstekfi'nin asıl adı, Abdullah'tı. Kendisine bu senenin safer ayının son on günü içerisinde bey'at edildi. Tüzün, onun önünde oturdu, Müstekfi de ona hil'at giydirdi. Müstekfi; güzel suretli, orta boylu, endamı ve yüzü güzel, pembe tenli, burun kemeri kalkık, şa-kaklarındaki tüyleri az olan bir kimse idi. Kendisine halifelik bey'atı yapıldığı gün kırkbir yaşında idi. Sonra Müttaki'yi huzuruna çağırdı. Muttaki ona bey'atım sundu, yeni halife aba ve kırbacı kendisinden teslim aldı. Ebu 1-Ferec Muhammed b. Ali es-Samirî'yi vezirliğe atadı. Ama bu vezirin yetkisi yoktu, aslında işleri idare eden İbn Şirzad idi. Muttaki de hapse atıldı.
Müstekfi, Ebu Kasım Fadl b. Muktedir'i aratmaya başladı. Ebü'l-Kasım, Müstekfi'den sonra hilafete geçen kişidir ve lakabı da Muti Billah'tır. Müstekfi onu arattı, ama o gizlendi ve Müstekfi'nin halifeliği müddetince ortaya çıkmadı. Müstekfi de onun Dicle kıyısındaki evinin yıkılmasını emretti.
Bu senede, Kaim el-Fatimî öldü, yerine oğlu Mansur İsmail geçti. O da babasının ölümünü bir süre gizledi, nihayet durum açığa çıkınca durumu açıkladı. Sahih rivayete göre ise Kaim, bundan bir sene sonra vefat etmiştir. Ebu Yezid el-Haricî bu senede onlarla savaşmış ve onların elindeki birçok büyük şehirleri almış; onlar da Ebu Yezid'i defalarca hezimete uğratmışlardı. Ama o bir süre sonra tekrar adamlarını toplayıp karşılarına çıkıp savaşıyordu. Bizzat Mansur da onunla savaşlara girişti. Anlatımı burada uzun sürecek savaşlar bu iki taraf arasında cereyan etti. İbnü'1-Esir, bu savaşların safahatını "el-Kâmil" adlı eserinde teferruatlı olarak anlatmıştır.
Bir zaman Mansur'un ordusu bozguna uğramış ve yanında sadece yirmi asker kalmıştı. Ama Mansur yine bizzat çarpışmaya girişmişti. Kendisini neredeyse öldürecek iken o Ebu Yezid'i hezimete uğratmış ve büyük bir sebat göstermiş, böylece halkın nazarında büyümüş, saygı ve heybeti artmıştı. Kayrevan mıntıkasını Ebu Yezid'in elinden kurtarmıştı. Bıkmadan savaşa devam etmiş, nihayet onu ele geçirip öldürmüştü. Ebu Yezid'in kesik başı kendisine getirildiğinde Mansur, Allah'a şükür için secdeye kapanmıştı. Sözünü ettiğimiz Haricî Ebu Yezid; çok çirkin suretli, topal, kısa boylu ve İslâm milletine karşı son derece düşman azılı bir kafir^idi.
Bu senenin zilhicce ayında Ebü'l-Hüseyin el-Beridî öldürüldü sonra darağacma asıldı ve ondan sonra da yakıldı. Çünkü o Bağdat'a gelip Tüzün ile Ebu Cafer b. Şirzad'dan kendi kardeşi oğluna karşı yardım istemiş, onlar da kendisine yardım edeceklerine dair söz vermişlerdi. Bundan sonra da Tüzün ile İbn Şirzad'ın arasını açmak için uğraşmaya başlamıştı, ibn Şirzad bu durumu öğrenince, onu zindana attırıp dayağa yatırdı. Sonra bazı fıkıhçılar onun kanının helal olduğuna dair fetva verince İbn Şirzad onun öldürülmesini, darağacma asılmasını emretti, sonra da onu yaktı. Böylece Beridîlerin devranı sona erdi, hakimiyetleri yok oldu.
Bu senede Müstekfi'nin annesi, daha önce halife olan Kahir'in saraydan çıkarılmasını ve İbn Tahir'in evine konulmasını emretti. Kahir yoksul düşmüş, öyle ki yanında örtüneceği bir abadan başka giysisi, ayağında da tahta bir takunyadan başka bir eşyası kalmamıştı.
Bu senede hem sıcaklar hem de soğuklar şiddetli olmuştu.
Bu senenin receb ayında Muizzü'd-Devle, Vasıt şehrine gitmişti. Tüzün ondan haberdar olunca, Müstekfi ile birlikte peşine takılmışlardı. Muizzü'd-Devle de onların gelmekte olduklarım duyunca kendi memleketine döndü. Halife, Vasıt'ı teslim aldı ve onu Ebu 1-Kasım b. Ebi Abdillah'a ikta olarak verdi. Ardından Tüzün ile halife, bu senenin şevval ayında Bağdat'a döndüler.
Bu senede Seyfü'd-Devle Ali b. Ebü'l-Heyca Abdullah b. Hamdan Halep'e gitti ve orayı Yenes elMunisî'den teslim aldı. Daha sonra, Humus'a gitti. Orasını da ele geçirmek istiyordu. Ama İhşid Muham-med b. Toğaç'ın askerleri, İhşid'in kölesi Kâfur komutasında oraya geldiler ve Kinnesrin'de savaştılar. İki taraftan biri diğerini mağlub edemedi ve Seyfü'd-Devle Cezire'ye döndü. Sonra Halep'e gitti ve hakimiyetini orada yerleştirdi. Rumlar, büyük bir orduyla üzerine geldiler. Yapılan savaşta Seyfü'd-Devle galip oldu ve Rumlardan çoğunu öldürdü.

