İbnü'l-Esir'e göre zilkade ayının 13'ünde, İbnü'l-Cevzî'ye göre zilkade ayının 19'unda salı günü Muti Lillah felç olup dili ağırlaştığın-dan Ötürü halifelikten hal' edildi. Sebüktekin ona halifelikten feragat etmesini, yerinede oğlu Tai'i geçirmesini söyledi. O da bunu kabul etti. Hilafet sarayında hacib Sebüktekin'in eliyle Tai'in halifeliğine bey1 at edildi. Babası yirmidokuz sene halifelik yaptıktan sonra halifelikten hal' edilmiş ama yerine oğlu halife olmuş oldu.
Tai'in adı, Ebu Bekir Abdülkerim b. Muti Ebü'l-Kasım'dı. Abdül-kerim adında ondan başka biri halife olmuş değildir ve yine ondan başka babası hayatta iken halifeliğe geçen biri daha yoktur. Ondan ve Hz. Ebu Bekir es-Sıddık'tan başka Ebu Bekir künyesini taşıyan bir halife de yoktur. Abbas oğulları arasında ondan daha yaşlı biri halifeliğe geçmemiştir. Halifeliğe geçtiği sırada kırksekiz yaşındaydı. Annesi, Gays adında bir cariye idi. Kendisi halifeliğe geçtiğinde annesi hayattaydı.
Tai', halifelik bey'atını Peygamber Efendimizin hırkasını giyinmiş, atma binmiş ve önünde de Sebüktekin ile ordu hazır vaziyette beklerken kabul etti. Ertesi gün de Sebüktekin'e hükümdar hil'atını giydirdi, ona Nasırü'd-Devle lakabını taktı ve emirlik fîlaması verdi. Kurban bayramı günü olunca da Tai1 siyahlar giyinerek bineğine binip mescide gitti. Bayram namazından sonra halka güzel ifadeler içeren kısa bir hutbe irad etti. İbnü'l-Cevzî'nin el-Muntazam adlı eserinde anlattığına göre halife Muti Lillah, hilafetten hal' edildikten sonra "şeyhü'1-fazü" unvanını aldı.

