Asıl adı, Bekr b. Muhammed b. Osman el-Basrî idi. Zamanındaki nahivciîerin üstadı idi. Bu ilmi Ebu Ubeyde, Asmaî, Ebu Zeyd el-En-sâri ve diğer âlimlerden öğrendi. Ebu 1-Abbas el-Müberred de bu ilmi ondan öğrendi ve kendisinden birçok rivayetlerde bulundu. Nahivle ilili olarak Mazinî'nin pek çok eserleri vardır.
Takva, zühd, mutemedlik ve güvenilir olmak bakımından fıkıhçı-lara benzerdi.
Müberred'in rivayetine göre zimmilerden biri, Ebu Osman'a yüz dinar verip bu para karşılığında Sibeveyhî'nin kitabını kendisine o-kumasını istemişti. Ama Ebu Osman bunu kabul etmemişti. Bazıları bu parayı kabul etmeyişinden ötürü onu kınamışlardı. Ama o şöyle cevap vermişti: "Kitapta Allah'ın bazı ayetleri bulunduğundan Ötürü onu okuma karşılığında ücret almayı kabul etmedim." Bundan bir süre sonra cariyenin biri Vasık'ın huzurunda şu şiiri okumuştu:
"Ey zulümkar, sizin zulmünüze uğrayan bir adamdır. Selama merhaba ile karşılık vermek zulümdür."
Vasık'ın huzurunda bulunan nahivciler, bu beytin irabında çeşitli fikirler ileri sürdüler. Şiirde geçen "recül" kelimesinin merfu veya mansub olacağını hususunda ihtilaf ettiler. Mansub ise hangi amille mansub edildiğini sordular. Bunun isim mi yoksa başka bir şey mi olduğunu belirleyemediler. Şiiri okuyan cariye ise, Mazin'in şiiri kendisine bu şekilde ezberlettiğinde ısrar etti. Bunun üzerine halife Vasık, Ebu Osman el-Mazinî'ye haber gönderip yanına çağırttı.
Huzuruna vardığında Vasık ona şöyle sordu:
- Sen Mazinli misin?
- Evet.
- Temimlilerin Mazin'inden mi, Rebialıların Mazin'inden mi, yoksa Kayslılann Mazin'inden misin? - Rebialıların Mazin'indenim."
Ebu Osman diyor ki: «Sonra halife Vasık, kendi lügatımla benimle konuşmaya başladı. Bana: "Besmüke? (Senin adın ne?)" diye sordu. Rebiah Mazinliler, "be" harfini "mim"e, "mim" harfini de "be"ye çevirerek konuşurlardı. Adım Bekir olduğuna göre bu isimdeki "be" harfini "mim"e çevirerek adımın "Mekr" olduğunu söylemekten hoşlanmadım. Ona: "Adım Bekir'dir" diye cevap verdim. "Bekir" kelimesindeki "be" harfini "mim"e çevirmeden düzgün olarak telaffuz ettiğime şaştı, ama ne demek istediğimi anlamıştı. Bana şöyle sordu:
- Yukarıdaki şiirde geçen "recül" kelimesi hangi amil ile nasb edilmiştir?
-a, "Recül" kelimesi, masdar olan "musab" kelimesinin mamulüdür. Bu nedenle mansub olmuştur.» Orada bulunan Yezidî, Ebu Osman el-Mazinî'ye sataştı, ama Ma-zinî onu mağlup etti. Deliller ileri sürerek onu susturdu. Bunun üzerine halife Vasık ona 1.000 dinar verdi ve onu saygı ve hürmetle ailesine gönderdi. Yüce Allah, Sibeveyhî'nin Kur'ân ayetleri içeren kitabını 100 dinar karşılığında zimmiye okumadığından ötürü, 100 dinar verine ona 1.000 dinar verdi. Bire on kazanmış oldu.
Müberred, Ebu Osman'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Bir adama Sibeveyhî'nin kitabım başından sonuna kadar okuttum. Kitabın sonuna geldiğimizde adam bana şöyle dedi: "Ey üstad, Allah sana hayır ve mükafat versin. Bana gelince; vallahi ben bu kitaptan bir harf dahi anlamadım!"»
Ebu Osman, bu senede vefat etti. Fakat 248. senede vefat ettiğine dair bir rivayet de vardır.

