Asıl adı, İbrahim b. Muhammed b; Arefe b. Süleyman b. Muğire b. Habib b. Mühelleb b. Ebi Süfra el-Ezdf dir. Künyesi, Ebu Abdillah el-Atikî'dir. Nahivci Nefteveyh diye tanınr. Nahiv ilmine dair eserleri vardır. Hadis dinlemiş ve hadis ulemasından rivayetlerde bulunmuş, sika raviler de kendisinden hadis rivayet etmişlerdir. Doğru sözlü bir zattı. Güzel şiirleri vardır.
Hatib Bağdadî der ki: «Nefteveyh bir bakkala uğramış ve: "Ey ih-Hvar Derbürrasin'e nereden gidilir?" diye sormuş, ancak 'Derbürra-flin1 derken 'Derburrevasi'ni kasdetmişti. Bakkal komşusuna dönüp «öyle demiş: "Allah oğlumu kahretsin, pancar almaya gitti, ama gecikti. Şimdi pancar yanımda olsaydı pancar demetiyle şu adamın suratına vururdum!"
Bakkal böyle deyince Nefteveyh ona cevap vermeyip hemen dükkanın önünden çekip gitmişti.
Nefteveyh, bu senenin safer ayında seksenüç yaşında vefat etti. Hanbelilerin reisi Berbeharî cenaze namazını kıldı ve Dar-ı Küfe mezarlığına defnedildi. Ebu Ali el-Kalî, "el-Emalî" adlı eserde onun için şu şüri okumuştur:
"Senin iki yanağından Ötürü kalbim yufkaldı. Benim gönlüm senin kirpiklerinin kuvveti karşısında çok zayıf düşmüştür.
Kendi nefsine işkence edene niçin acımıyorsun.
O, kendine haksız yere zulmediyor, arzusu ise sana yöneliyor."»
İbn Hallikan dedi ki: «Nefteveyh'in hakkında el-İmâme, İ'cazü'l-Kur'ân ve diğer kitapların sahibi meşhur kelamcı Ebu Muhammed Abdullah b. Zeyd b. Ali b. Hüseyin el-Vasıtî demiş ki: "Bir fasıkı görmek istemeyen kimse Nefteveyh'i görmemeye gayret sarfetsin. Allah onu, kendi adının yarısı (neft) ile yaksın, geride kalan yarısı (veyh) ile de kendine İmdat!' diye bağırtsın."»
Saalibî dedi ki: "Çok çirkin olduğundan ötürü ona Nefteveyh adı verilmiştir."
İbn Haîeveyh dedi ki: "Nefteveyh'den başka adı İbrahim ve künyesi de Ebu Abdillah olarak bilinen başka bir kimse yoktur."

