Asıl adı, Muhammed b. İsa b. Sevre b. Musa b. Dahhâk'tır. Asıl adının, Muhammed b. İsa b. Yezid b. Sevre b. es-Seken veya Muhammed b. İsa b. Sevre b. Şeddad b. İsa es-Sülemi et-Tirnıizî olduğu da söylenir. Âmâ idi. Bir rivayette anlatıldığına göre âmâ olarak doğmuştur. Kendi zamanında hadis ilminin imamlarındandı. Meşhur olmuş birçok eseri vardır. "el-Cami", "eş-Şemâü", "Esmâü'sSahabe" ve benzeri eserler onundur. Birçok ülkelerde âlimlerin müracaat kaynağı olan ve Kütüb-ü Sitte'den biri kabul edilen "el-Cami" adlı hadis kitabı da ona aittir.
İbn Hazm'ın, Ebu İsa et-Tirnıizî'yi tanımaması, Tirmizî'ye zarar vermez. Zira İbn Hazm, "Muhalla" adlı eserinde "Muhammed b. İsa b. Sevre et-Tirmizî de kimmiş?!" demiştir. Onun Tirmizî'yi tanımaması, Tirmizî'nin kadrini düşürmez. İlim ehli onu büyük bir âlim olarak bilirler. Aksine bu ifadeyi kullanması, İbnHazm'm hadis hafızları na-zarmdaki mertebesini düşürmüştür.
"Gündüzü ispatlamak için delile ihtiyaç duyulursa, o zaman zihinlerde birşey nasıl sahih olur?"
"et-Tekmil" adlı eserimizde Tirmizî'nin üstadlarım anlatmıştık. Aralarında Muhammed b. İsmail elBuharî, "Müsned" adlı eserin sahibi Heysem b. Küleyb eş-Şâşî, Muhammed b. Mahbub el-Mahbubî, Muhammed b. Münzir b. Şükr gibi şahsiyetlerin de bulunduğu birçok âlim kendisinden rivayetlerde bulunmuşlardır.
"Ulumü'l-Hadis" adlı kitabında Ebu Ya'lâ Halil b. Abdullah el-Halili el-Kazvinî dedi ki:
"Hafız Muhammed b. İsa b. Sevre b. Şeddad. Kendisinin hadis
hafızı olduğu hususunda ulema ittifak etmiştir. Onun "Sünen"i ve
Cerh ve Ta'dil" kitabı vardır. Ebu Mahbub ile birçok değerli âlim
kendisinden rivayetlerde bulunmuşlardır. Emaneti, imameti ve âlim-
liğiyle meşhurdur. Hicretin 280. senesinden sonra vefat etmiştir."
Hafız Ebu Abdullah Muhammed b. Ahmed b. Süleyman el-Gun-Car, "Buhara Tarihi" adlı eserinde dedi ki:
«Hafız Muhammed b. İsa b. Sevre b. Musa b. Dahhâk es-Sülemi et-Tirmizî. Buhara'ya geldi, orada hadis ilmi öğrendi. "Cami" ve "Ta-r adlı eserlerin sahibidir. Hicretin 279. senesinin receb ayının nde pazartesi gecesi Tirmiz'de vefat etti.»
Hafız Ebu Hatim b. Hayyan, Tirmizî'yi sika raviler arasında saymış ve: "O, hadis toplayan, tasnif eden, hıfzeden ve iyi hatırlayan bir kimseydi." demiştir.
Tirmizî dedi ki: «Buharî, Atiye'nin Ebu Said kanalıyla rivayet ettiği şu hadisi benden dinleyip yazdı: Rasûlullah (s.a.v), Hz. Ali'ye şöyle demiştir: "Benden ve senden başkasına bu mescitte cünüp olarak durmak helâl olmaz."»
İbn Yakaza, "Takyid" adlı eserinde Tirmizî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Ben bu müsnedimi sahih hadislerden tasnif ettim. Hicaz âlimlerine sundum; beğendiler. Irak âlimlerine sundum; beğendiler. Horasan âlimlerine sundum; onlar da beğendiler. Bir kimsenin evinde bu kitap varsa sanki evinde konuşan bir peygamber vardır."
Dediler ki: «Tirmizî'nin "Cami" adlı eseri 151 bölümden (kitaptan) ibarettir. "İlel" adlı kitabını Semerkand'da tasnif etti. Bu kitabını hicretin 270. senesinin kurban bayramında tamamladı.»
İbn Atiyye şöyle demiştir «Muhammed b. Tahir el-Makdisî bana dedi ki:
«Ebu İsmail Abdullah b. Muhammed el-Ensârî'nin; "Tirmizî'nin kitabı bence Buharî'nin ve Müslim'in kitaplarından daha nurludur ve aydınlık saçıcıdır." dediğini duydum. Kendisine, niçin böyle dediğini sorduğumda şu cevabı verdi: "Çünkü Buharî'nin ve Müslim'in kitaplarından tam olarak yararlanabilmek için kişinin hadis ilmini tam olarak bilmesi gerekir. Tirmizî'nin kitabına gelince o, kitabındaki hadisleri şerhedip açıklamıştır. Bu nedenle fıkıhçı olsun hadisçi olsun başkası olsun herkes bu kitaptan yararlanabilir."»
Ben derim ki: Tirmizî'nin durumundan öyle anlaşılıyor ki o, hadis ilmini öğrenmek, hadis toplamak için seyahatlar yapıp hadis dinledikten, yazdıktan, müzakere yapıp tartışmalarda bulunduktan ve tasnifat yaptıktan sonra gözlerini kaybetmiştir. Sahih ve meşhur rivayete göre o bu senenin receb ayında, kendi şehri olan Tirmiz'de vefat etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

