Muiz ed-Deylemi'nin azatlısı ve hacibi iken onun yanında mertebesi yükseldi. Nihayet halife Tai' onu emirliğe tayin etti. Ona hil'at giydirdi ve onun için bir sancak yaptırdı. Ona, Nurü'd-Devle lakabını taktı. Bu makamda iki ay, onüç gün süreyle kaldı. Vefat edince Bağdat'a defnedildi. Evi Bağdat'taki Darü'1-Mülk Sarayı'dır. Burası cidden büyük bir saraydır.
Bir defasında Sebüktekin attan yere düşmüş, beli kırılmıştı. Tabip onu tedavi etmiş, nihayet belini düzeltmişti. Namaz kılabiliyordu, ancak rüküa eğilemiyordu. Kendisini tedavi eden tabibe çok para vermiş ve ona şöyle demişti: "Ağrılarımı, sızılarımı ve senin beni tedavi edişini hatırlayınca sana mükafat vermemeye imkan yok. Ama ayaklarını sırtımın üzerine koyup bastırışını hatırladığımda da sana çok öfkeleniyorum.
Sebüktekin, bu senenin muharrem ayının bitimine yedi gün kala salı gecesi vefat etti. Çok miktarda servet bıraktı: 1.000.000 dinar, 10.000.000 dirhem, iki sandık dolusu mücevher, onbeş sandık dolusu billur, kırkbeş sandık dolusu altın kap, 130 altın yıldız -ki bunlardan her biri 1.000 dinar ağırhğmdaydı-, 600 gümüş kürsü, 4.000 ipek elbise, 10.000 attabi ve dibeki giysisi, 300 çuval yatak, 3.000 at, 1.000 deve, 300 köle, kırk hizmetçi ve ayrıca arkadaşı Ebu Bekir el-Bezzar'm yanına emanet olarak bıraktığı paralar...

