Yakub b. Süfyan b. Harran Ebu Yusuf b. Ebi Muaviye el-Farisi el-Fesevî. Çok hadis dinledi. 1.000'den fazla sika hadis şeyhinden rivayetlerde bulundu. Kendilerinden hadis rivayet ettiği üstadları arasında Hişam b. Ammar, Duhaym, Ebü'l-Mücahir, Süleyman b. Abdur-rahman (Bu son iki zât Dımışklıdır), Said b. Mansur, Ebu Asım, Mek-ki b. İbrahim, Süleyman b. Harb, Muhammed b. Kesir, Ubeydullah b. Musa ve Ka'nebî vardır.
"Sünen" adlı eserinde Neseî, Ebu Bekir b. Ebu Davud, Hasan b. Süfyan, İbn Harraş, İbn Hüzeyme, Ebu Avane el-İsferayinî ve diğerleri de kendisinden hadis rivayet ettiler.
Yakub, "Tarih ve Marifet" kitabım ve diğer faydalı kitabları tasnif etmiştir. Hadis talebi uğruna çok uzak beldelere seyahat etmiştir. Bu uğurda otuz yıl müddetle kendi vatanından uzakta gurbet hayatı yaşamıştır.
İbn Asakir, onun şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Gurbete düştüğüm zamanlarda idi, bir gece kandil ışığında hadis yazmaktayken gözüme bir şey değdi. Artık kandilin ışığında dahi önümü göremez oldum. Gözümü kaybettiğime, bu nedenle artık hadis yazamayacağıma, gurbetteki sıkıntılarıma ağladım. Sonra uyku bastırdı, uyudum. Rüyada Rasûlullah (s.a.v.)'ı gördüm. "Sana ne olmuş?" diye sordu. Ben de gurbetteki halimi, artık hadis yazamayacağımı söyleyerek kendisine şikâyetimi arzettim. Bana: 'Tanıma yaklaş." dedi, ben de yaklaştım. Elini gözlerimin üzerine koydu ve sanki Kur'-ân'dan bir ayet okumaya başladı. Sonra uyandığımda görmeye başladım. Oturup Cenâb-ı Allah'ı teşbih ettim.»
Ebu Zür'a ed-Dımışkî, Hakim Abdullah en-Nisaburî, onu övmüşler ve: "O, Fars diyarında hadis ehlinin imamıdır." demişlerdir.
Yakub b. Süfyan, Nisabur'a geldi. Üstadlarımız ondan hadis dinlediler. Bazıları onun Şii olduğunu söylediler.
İbn Asakir'in anlattığına göre Fars valisi Yakub b. Leys, Yakub b-Süfyan'ın Osman b. Affan aleyhinde konuştuğunu duymuş ve onun huzuruna getirilmesini emretmişti. Huzuruna getirildiğinde veziri ona şöyle demişti:
"Ey emir! Bu adanı bizim şeyhimiz Osman b. Affan es-Secezî aleyhinde değil, sahabe Osman b. Affan aleyhinde konuşuyor " Vezirin bu
^|aması üzerine vali: "öyleyse bırakın bunu, benim sahabelerle ne im var. Sahabeden bana ne. Ben şeyhimiz Osman b. Affan es-Secezî 1 leyhinde konuştuğunu sanmıştım da bu sebeple onu buraya getirtmiştim." dedi.
Ben derim ki: Yakub b. Süfyan'ın Hz. Osman aleyhinde konuştuğuna dair bu iddianın sahih olduğunu sanmıyorum. Çünkü Yakub b. Süfyan, kadri yüce bir muhaddis ve imamdı. Ebu Hatim'den bir ay önce receb ayında Basra'da vefat etti. Allah ona rahmet etsin.
Adamın biri vefatından sonra onu rüyasında görmüş ve: "Rabbin sana nasıl muamelede bulundu?" diye sormuş, Yakub da şu cevabı vermiş: "Beni bağışladı ve yeryüzünde yazdığım gibi semada da hadis yazmamı emretti. Ben de dördüncü sema katında oturdum. Aralarında Cebrail (a.s.)'in de bulunduğu bir melek cemaatı etrafımda oturdular, benim okuduğum hadisleri altın kalemlerle yazıyorlar."

