Ebü'l-Kasım ed-Dineverî. Vaiz ve zahid bir kimseydi. Kur'ân okurdu. Ebu Said el-İstahrî'den Şafiî fıkhını öğrendi. Neccad'dan hadis dinledi. Saymerî de kendisinden rivayette bulundu. Sika ve salih bir kimseydi. Nefis mücahedesi, doğruluk, iffet, takva ve zühd konusunda kendisi örnek gösterilirdi. Emri bi'l ma'ruf nehy-i anil münker-de öncülerdendi. Güzel vaaz vermek ve vaazının kalplere tesir edişi hususunda da ideal bir örnek olmuştu. Bir gün adamın biri ona 100 dinar getirip vermek istemiş, fakat o: "Benim buna ihtiyacım yok." demişti. Adam da: "Öyleyse, al da arkadaşlarına dağıt." deyince Ab-üssamed: "Yere bırak." demişti. Adam yere bırakınca meclisinde bu-unan adamlara Abdüssamed: "Her biriniz ihtiyacı kadarını alsın." tük^rT Oradakiler de ihtiyaçları kadar aldılar. Nihayet 100 dinar old e? bundan kısa bir süre sonra oğlu gelip evde bazı ihtiyaçları ugunu söyleyip yakındı. Abdüssamed de oğluna: "Bakkala git ve Wyrek ntl (115 gr) hurma al." dedi.
şa arnın biri onun bir tavuk ve helva satın aldığım görmüş, buna süz coŞ V^,tak*k etmeye başlamıştı. Fakat onun aldığı bu eşyaları ök-
Abdh buîunan dul bir kadına teslim ettiğini görmüştü, vün £ssamed b- Ömer, ücret karşılığında aktarlar için topalak otu basl r? " Ve k°ylece geçimini sağlardı. Can çekişirken şöyle deme-1: 'Efendim, işte seni bu an için sakladım."
Bu senenin zilhicce ayının bitimine yedi gün kala salı günü vefat etti. Mansur Camii'nde cenaze namazı kılındı ve İmam Ahnıed Me-zarhğı'na defnedildi.

