Bu senenin başında Sultan Alparslan Maveraünnehir'e gaza yapmaya giderken bir konakta Yusuf elHarezmî adındaki bir adama ga-zaplandı. Onu huzuruna getirtti. Yaptığı bazı işlerden ötürü onu azarladı. Sonra da yere dört kazık çakılmasını ve bu kazıklar arasında çarmıha gerilmesini emretti. Yusuf da «Ey Muhannes! Benim gibi biri böyle mi öldürülür?» deyince Sultan Alparslan ona çok hiddetlendi onun ileri-götürülmesini emretti. Yerden ok ve yay alarak ona bir ok attı. Fakat oku ona isabet ettiremeyince Yusuf dönüp ona doğru gelmeye başladı. Sultan da tahtından kalkıp yere indi. Ondan korktuğu için yere inerken aVaeı tükezledi. Yere düştü. Yusuf yan tarafına sakladığı bir hançeri çekip sultana sapladı. Askerler yetişip Yusuf u öldürdüler, ama sultan çok a^r yaralanmıştı. Bu senenin rebiyülevvel ayının onunda cumartesi
günü vefat etti.
Anlatıldığına göre Sultan Alparslan Buhara'dan geçmekteyken askerleri Buharalılann pek çok eşyalarını yağmalamışlar, bu yüzden Bu-haralılar ona beddua etmişler ve o da ölmüştü.
Alparslan vefat edince oğlu Melikşah babasının saltanat tahtına oturdu. Ümerâ onun huzurunda durdular. Vezir Nizamülmülk ona «Konuş Ey sultan!» deyince Melikşah söyle dedi:
« Yaşlılarınız babamdır. Orta yaşlılarınız kardeşimdir. Küçükleriniz oğlumdur. Daha Önce yapmadığım iyilikleri size yapacak ve daha önce göstermediğim faaliyetleri sizinle beraber göstereceğim.»
Ümera ve heyet sustular. Melikşah sözünü tekrarlayınca onlar emir dinleyip itaat edeceklerini söylediler. Yönetim işini Vezir Nizamülmülk üstlendi. Askerlerin maaşına 700.000 dinar ekledi. Merv şehrine doğru yürüdü. Sultan Alparslan'ı orada defnettiler. Alparslan'ın ölüm haberi Bağdat'a ulaşınca halk onun için yas tuttu. Çarşı ve pazarlardaki işyerleri kapandı. Halife de üzüldüğünü belirtti. Sultan Alparslan'ın kızı ve halifenin zevcesi, elbiselerini çıkararak toprak üzerine oturdu. Melikşah'm mektubu halifeye ulaştı. Mektubunda babasının ölümü sebebiyle üzüldüğünü belirtiyordu. Irak'ta ve diğer yerlerde kendisi adına hutbe okutulmasını istedi. Halife de bu isteğini yerine getirdi.
Melikşah, Vezir Nizamülmülk'e kıymetli hil'atler giydirdi. Ona çok armağanlar verdi. Verdiği armağanlar arasında 20.000 dinar para da vardı ve Nizamülmülk'e büyük komutan, Ata anlamına gelen Atabe-kü'1-Cüyuş lakabını taktı. Güzel bir yönetimde bulundu.
Alparslan'ın kardeşi Kavurt, kardeşi Alparslan'ın ölüm haberini «uyunca kardeşi oğlu Melikşah'la savaşmak üzere büyük bir orduyla harekete geçti. İki taraf karşı karşıya gelip savaşa tutuştular. KaJ^rtun askerleri hezimete uğradılar. Kendisi de esir düştü. Kardeşioğ-lu Melikşah onu azarladı. Sonra onu tutukladı ve onu öldürmeleri için cellatları harekete geçirdi.
, . u Senede Kerh mahallesi sakinleriyle Babül-Basra ve Kalayın ma-allesi sakinleri arasında büyük bir kavga meydana geldi. İki taraftan a çok sayıda adam öldürüldü. Kerh mahallesinin büyük bir kısmı yan-*• Kerh mahallesinin mütevellisi, Bab'ül-Basra mahallesinin sakinlerinden intikam aldı. Bu yaptıklarından ötürü ceza olarak onlardan çok miktarda mal ve para aldı.
Bu senede Beyt-i Makdis'te Abbasiler adına propaganda yapıldı. Onlara bey'ate davette bulunuldu. Bu senede Semerkand valisi Muhammed Tekin, Tirmiz şehrini ele geçirdi. Bu senede Ebü'l-Ganaim el-Alevî insanlara haccettirdi.

