El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ebu Ali B. Sina

Feylesof ve tabib idi. Asıl adı Hasan b. Abdullah b. Sina er-Reis'tir. Kendi zamanında tıp ilminde yüksek derecelere ulaşmıştı. Babası Belh-lidir. Buhara'ya taşınmıştı. Orada ilim tahsil etti. Kur'ân'ı güzelce okuyup …

Feylesof ve tabib idi. Asıl adı Hasan b. Abdullah b. Sina er-Reis'tir. Kendi zamanında tıp ilminde yüksek derecelere ulaşmıştı. Babası Belh-lidir. Buhara'ya taşınmıştı. Orada ilim tahsil etti. Kur'ân'ı güzelce okuyup Öğrendi. Kur'ân'ı ezberlediğinde on yaşındaydı. Hesap, cebir mukabele, öklides ve macesti ilimlerini iyice öğrendi, sonra Hekim Ebu Abdil-iah en-Natalî'den ilim tahsil etti. Tıp ilminde kendi zamanının insanlarının çok üstüne çıktı. İnsanlar yanma gelip ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştılar. Kendisi o zaman onaltı yaşındaydı. Samanoğulları hükümdarlarından Nuh b. Nasr'ı tedavi etti. Hükümdar ona kıymetli armağanlar verdi. Onu kendi kütüphanesine yetkili kıldı. Kütüphaneyi araştırdığında orada başka yerlerde bulunamayacak güzel ve hayret verici muazzam eserler gördü. Anlatıldığına göre o, buradaki kitapların bir kısmının kendisine ait olduğunu söylemiştir. İlahiyat ve tabiiyâta dair

bir çok kitapları vardı.

İbn Hallikan dedi ki: «Onun yüz kadar irili ufaklı kitapları vardır. el-Kanun, eş-Şifâ, en-Necat, elİşârât, Selaman, İnsan, Hay b. Yakzan gibi eserler ona aittir. İslâm felsefecilerindendi.»

ibn Hallikan onun kendi nefsiyle ilgili olarak yazmış olduğu şu şiirini bize nakletmiştir.

«Yüksek makamdan inip sana geldim.

O makam o kadar yüksekti ki:

izzetli bir yer, korunaklı bir makamdı.

Bütün ariflerin gözleri karşısında perdeli bir makamdı orası.

Şimdi o artık yüzünü açtı, perdeyi kaldırdı peçelenmedi.

Sıkıntılara katlanarak sana kavuştum.

Çoğu kez senden ayrı kalmaktan hoşlanmadım. O bir musibettir.»

Şu şiir de İbn Sina'ya aittir:

«Her gün bir öğün yemek ye

Sindirmeden yemek üstüne yemek yemekten sakın. Döl suyunu da elden geldiğince muhafaza et. Çünkü o hayat suyudur ve rahimlere akıtılır.»

Anlatıldığına göre o, kulunçtan ötürü rahatsız olup Hemedan'da vefat etti. İsfahan'da vefat ettiğine dair zayıf bir rivayet varsa da Henıedan'da vefat ettiğine dair rivayet daha sahihtir. Bu senenin ramazan ayında cuma günü eîlisekiz yaşında vefat etti.

Ben derim ki, Gazzalî, onun sözlerini Makasidü'l-Felasife adlı eserde toplamış, sonra TehafÜtü'lFelasife adh eserin yirmi yerinde bu sözlerine reddiyede bulunmuştur. Sözlerinden üçünde onu tekfir etmiştir. Tekfir ettiği noktalar şunlardır:

1- Alem kadimdir.

2- Cismani haşir yoktur.

3- Allah cüziyatı bilmez.

Gazzalî işte bu üç noktada İbn Sina'yı tekfir etmiş, diğer görüşlerinde onu bidatçi olarak itham etmiştir. Bir rivayette anlatıldığına göre İbn Sina öleceği esnada bu sakat görüşlerinden ötürü tevbe etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.