Risale-i Kuşeyriye adlı eserin sahibidir. Asıl adı Abdülkerim b.
Hevazin b. Abdülmuttaüb b. Talha'dır. Künyesi Ebü'l-Kasım'dır. Annesi Beni Süleym kabilesindendir. Kendisi küçük yaştayken babası vefat tmişti. Arap dili ve edebiyatını öğrendi. Şeyh Ebu Ali ed-Dakkak'm sohbetinde bulundu. Ebu Bekir b. Muhammed et-Tusî'den fıkıh öğrendi Ebu Bekir b. Furek'ten kelam öğrendi. Çok tasnif eser yazdı. Tefsir, risale gibi eserleri vardır. Risalesinde salih meşayihten bir grubun biyografisini verdi. İmamü'l-Harameyn ve Ebu Bekir elBeyhakî ile birlikte hacca gitti. İnsanlara vaaz ve öğüt verirdi. Bu senede yetmiş yaşında Nisabur'da vefat etti. Şeyhi Ebu Ali ed-Dakkak'ın mezarının yanma defnedildi. Aile efradından herhangi biri onun kütüphanesine ancak bir kaç sene sonra girebildi. Ona olan saygılarından ötürü vefatından sonra kütüphanesine hemen girmemişlerdi. Bir kaç sene geçtikten sonra girmişlerdi. Kendisine hediye edilen bir ata binerdi. Vefat ettiğinde o atı üzüntüsünden ötürü yem yemedi. Bir kaç gün böylece yaşadıktan sonra o at da öldü. İbnü'l-Cevzî böyle demiştir. İbn Hallikan da onu çok övmüş, onun şiirlerinden bazı örnekler sunmuştur:
«Allah o vakte rahmet suyunu içirsin ki sizinle başbaşaydım.
O esnada ünsiyet bahçesinde aşkın ağzındaki dişler gülümsemek-ten Ötürü görünüyorlardı.
. Bir zaman öyle kaldı. Gözler aydınlanıp rahatladılar. Ama öyle bir güne düştüm ki şimdi gözlerden yaşlar akıyor.»
«Aramızda bir ayrılış saatinde görseydin ki ne halde vedalaşıyor-duk.
O zaman anlardın ki gözyaşlarının da dili vardır.
İnsanların gözyaşlarıyla da konuşabildiklerini görürdün.»
«Uzun aşka müptela olan kimse teselliyi tadar.
Leyla'dan başka onun tadacağı bir şey yoktur.
Onun vuslatında en çok elde ettiğim şey, kuruntulardır.
Asılsız olan bu kuruntular bir ışık gibi çarpıp geçerler.»

