El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Enuşirvan B. Halid

Enuşirvan b. Halid b. Muhammed el-Kaşanî el-Kaynî. Kaşan'a bağlı Kayn kasabasmdandır. Künyesi Ebu Nasr'dır. Sultan Mahmud ile halife Müsterşid'e vezirlik yapmıştır. Akıllı, heybetli, cüsseli ve güzel ahlaklı bir …

Enuşirvan b. Halid b. Muhammed el-Kaşanî el-Kaynî. Kaşan'a bağlı Kayn kasabasmdandır. Künyesi Ebu Nasr'dır. Sultan Mahmud ile halife Müsterşid'e vezirlik yapmıştır. Akıllı, heybetli, cüsseli ve güzel ahlaklı bir kimseydi. Ebu Muhammed el-Haricî'ye makamat adlı eseri tamamlaması için görev veren zat kendisidir. Bunun sebebi şuydu: Ebu Muhammed, Basra'nın, Beni Haram mahallesindeki mescidinde oturmaktaydı. Eski püskü bir izarla peştemala bürünmüş yaşlı bir adam o meslise geldi. Kendisine «Sen kimsin?» diye sorduklarında «Ben Suruç-lu bir adamım. Bana Ebu Zeyd derler» diye cevap verdi. Bunun üzerine Harirî de Haramilerin makamatım yazdı ve halk arasında bu makamat meşhur oldu. Vezir Enuşirvan bu makamattan haberdar olunca alıp okudu ve beğendi. Harirî'yi, diğer makamları da buna ekleyerek eseri tamamlamakla görevlendirdi. O da başka makamlar ekleyerek eseri elli makamda tamamladı. Halk arasında meşhur olan makamat işte budur. Vezir Enuşirvan çok cömert bir kimseydi. Makamat adlı eserin sahibi Harirî onu övmüştür. Şöyle ki:

«Sıkıntılı kardeşi rahatlatacak bir temenni ve dilekte bulunuyorum haberiniz olsun.

Diyarınız benden uzaklaştıktan beri,

Sizin geniş ve âlicenap sahilinize yaklaşmaya çalışıyorum.

Hep özlem ve hasret çekiyorum.

Bu özlem ve hasret, geceleyin beni sağa sola döndürüyor. Uykumu kaçırıyor.

Buluşma günlerini arıyorum.

O günleri anarken üzüntüm açığa çıkıyor. Aklım uçuyor.

Her vakitte sizi arzuluyorum.

Susamış kimselerin soğuk suyu arzulayışı gibi.

Allah'a yemin ederim ki size olan düşkünlüğümü gizlesem bile.

Bu düşkünlüğüm ne doğularda, ne batılarda gizlenemez, açığa çıkar.

Kalbimi üzen ve inciten şey,

Mektuplarıma cevabı geciktirmeye göz yummanızdır.

Önceleri suçlu olduğum halde cezadan korkmazdım.

Ama şimdi suçsuz olduğum halde cezadan korkar oldum.

Irak heyeti size doğru geldiğinde,

O gelişleri benim de kendileriyle birlikte,

Size gelmemi bana ilham etti.

İhtiyaç ve zaruretime mektubumu vekil bıraktım.

Su bulamayan kimse suya vekaleten toprakla teyemmüm eder.

Organlarımdan bir kısmı da buna yardım eder,

Gizli halimi size haber verir ve cevap bekler.

Sizin iyiliğinizden sonra artık başka bir cömertliği anacak değilim.

Sizden özür deliyişim yeter, artık yeter.»