El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hasan B. Fadl

Künyesi Ebu Ali eş-Şermekanî'dir. Edebiyatçı, kurrâ ve hafızı Kur'an bir kimseydi. Çeşitli kıraatlere dair bilgisi vardı. Mali durumu elverişli değildi. Sıkıntı içindeydi. Bir gün şeyhi İbn Allaf onun Dicle kıyısında …

Künyesi Ebu Ali eş-Şermekanî'dir. Edebiyatçı, kurrâ ve hafızı Kur'an bir kimseydi. Çeşitli kıraatlere dair bilgisi vardı. Mali durumu elverişli değildi. Sıkıntı içindeydi. Bir gün şeyhi İbn Allaf onun Dicle kıyısında marul yapraklarını toplayıp yediğini gördü. Onun mali sıkıntı içinde olduğunu ibn Mesleme'ye bildirdi. İbn Mesleme de bir kölesine emir vererek onun ibadet etmekte olduğu mescide giderek kapının anahtarının bir yedeğini bulmasını ve Hasan b. Fadl'm haberi olmaksızın mescidin depo kısmına her gün üç ntl simit ekmeği, bir kavun ve şe-kertathsı bırakmasını söyledi. Köle de bu emri her gün yerine getirmeye başladı. Ebu Ali eş-Şermekanî yani Hasan b. Fadl bunun Allah tarafin-dan kendisine bir ikram olarak gönderildiğim ve mescidinin deposunda ner gün gördüğü bu yemeklerin cennet taamı olduğunu sandı. Bunu bir zaman gizledi. Sonra da şu şiiri okumaya başladı.

«Bir kimseyi bir sırra vakıf ederler de o kişi o sırrı ifşa ederse Artık yaşadığı sürece sırlarını ona emanet etmezler Onu yanlarından uzaklaştırırlar. Artık yanlarına yaklaşamaz Artık onu değiştirirler. Dostları kendisine yabancılaşırlar.»

dünlerden bir gün şeyhi İbn Allaf onunla sohbet etmekteyken ona ްyle sormuştu: «Görüyorum ki şişmanlamışsın. Bunun sırrı nedir? Vunkü sen yoksul bir kimsesin?» Ebu Ali eş-Şermakanî imalı konuştu, Ç!K vermedi. Üstü kapalı sözlerle işi geçiştirmeye çalıştı. Açıkça konuş-di. Sonra şeyhi ona ısrar edince o, her gün mescidinin ambarında erıdisine yetecek kadar Cennet taamı gördüğünü ve bunun Allah tarardan kendisine ikram edildiğini söyledi. Şeyhi de «Sen İbn Mesîeme'yedua et. Çünkü sana bu yemekleri gönderen kişi odur» diyerek işin iç yüzünü açıkladı. Ama kalbi kırıldı.Ebu Ali eş-Şermekanî bundan hoşlanmadı.