El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Beşyüzaltmışbeşinci Senesi

Bu senenin safer ayında Haçlılar Mısır'a bağlı Dimyat'ı elli gün müddetle kuşatma altında tuttular. Ahaliye sıkıntılı anlar yaşattılar. Birçok kimseleri öldürdüler. Mısır diyarına sahip olmak ümidi ve de müslümanlarm …

Bu senenin safer ayında Haçlılar Mısır'a bağlı Dimyat'ı elli gün müddetle kuşatma altında tuttular. Ahaliye sıkıntılı anlar yaşattılar. Birçok kimseleri öldürdüler. Mısır diyarına sahip olmak ümidi ve de müslümanlarm Kudüs'ü istila etme korkusu sebebiyle karadan ve denizden Dimyat'a gelip saldırmışlardı. Selahaddin de Nureddin'e mektup yazarak yardım istedi. Kendisine askerî takviye göndermesi talebinde bulundu. Zira Mısır'dan ayrılması durumunda Mısırlıların arkadan ona hiyanet edeceklerini, şayet Mısır'da oturup Haçlılarla savaşmayacak olursa Haçlıların Dimyat'ı ele geçireceklerini orayı, Mısır ülkesini ele geçirmek amacıyla kuvvetleneceklerini ve bir üs haline getireceklerini bildirdi. Nureddin de ona birçok askeri birliği peşpeşe gönderdi. Sonra Haçlıların ülkelerinden ayrılıp Dimyat'a gidişlerini firsat bilen Nureddin, arkadan onların ülkesine büyük askeri birlikle saldırdı. Evlerinin arasına kadar girip yerleşti. Mallarını ganimet edindi. Orada bulunan adamların bir kısmını öldürdü. Çoklarını esir aldı. Selahad-din'e gönderdiği takviye birlikler arasında babası Emir Necmeddin Ey-yup ta bulunmaktaydı. Beraberlerinde diğer oğullan da vardı. Askerler Mısır dışına çıkıp onu karşıladılar. Halife Adid de oğluna saygı ve ikram olsun diye onu karşılamaya çıktı. İskenderiye ve Dimyatı ona ikta1 olarak verdi. Diğer oğullanna da bazı yerleri ikta' olarak verdi.

Halife Adid, bu hadiseden dolayı Selahaddin'e 1.000.000 dinar para yardımında bulundu. Nihayet Haçlılar Dimyat'tan ayrılıp döndüler. Nureddin'in kendi ülkelerine baskın yaptığını, birçok adamları öldürüp kadın ve çocuklanm esir aldığını, mallarını ganimet edindiğini duyduklarından ülkelerine geri döndüler. Allah müslümanlara hayır mükâfat versin.

Sonra Nureddin bu senenin cemaziyelahir ayında kuşatma amacıyla Kerh'e gitti. Kerh, çok korunaklı bir şehirdi. Orayı neredeyse fethedecekti. Ama Haçlıların öncü birliklerinin Dımaşk'a yöneldiklerini duyunca kuşatmayı bıraktı. Haçlıların arkadan kendilerini kuşatmalarından korktu. Kuşatmayı bırakıp Dımaşk'a yöneldi. Orada savunma tedbirleri aldı. Haçlılar Dimyat'tan sökülüp döndüklerinde Nureddin çok sevinmişti. Şairlerden her biri bu konuda birer kaside yazmıştı. Melik Selahaddin Eyyubî ise bu duruma gam ve kederle bakmaktaydı. Hatta bir hadis talebesi bu konuda tebessümle ilgili müselsel senetli bir hadisi okumuş ve sürekli sevinç meydana gelmesi için kendisinin tebessüm etmesini istemişti. Ancak o tebessüm etmeyip şu cevabı vermişti:

«Dimyat sınırında Müslümanlann Haçlılar taranndan kuşatma al-dında tutulduğu bir esnada Cenâb-ı Allah'ın beni tebessüm eder halde görmesinden utanırım.»

Şeyh Ebu Şâme'den rivayet: Mansura kalesinde bulunan Ebu Der-da Mescidi'nin imamı, Haçlıların Dimyat'tan kovulduklan gecede rüyasında Rasûlullah (s.a.v.)'ın kendisine şöyle dediğini görmüş: «Nureddin'e selam söyle ve Haçlıların Dimyat'tan ayrıldıkalrı müjdesini ona ver.»Ben dedim ki: «Ya Rasûlallah bunun alameti nedir?»

Buyurdu ki: «Telharim gününde secdeye kapanıp şu duayı yapmış olduğunu Nureddin'e bildir: «Allah'ım. Sen kendi dinine yardım et. Köpek Nureddin Mahmud da kim oluyor?»

Nureddin Mahmud, Ebu Derda Mescidi'nde sabah namazını kıldıktan sonra imam ona bu müjdeyi vermiş ve Rasûlullah'm anlattığı alameti kendisine bildirmişti. «Köpek Nureddin Mahmud da kim oluyor?» sözünü nakletme sırası geldiğinde bunu söyleyememiş ve utanmıştı. Ancak Nureddin Mahmud, imama: «Rasûlullah (s.a.v.)'ın sana emrettiği şeyi söyle» deyince imam aynı ifadeyi kullanmış. Nureddin Mahmud da «doğru söyledin» demiş, bu olayı tasdik etmek ve sevindiğini bildirmek amacıyla Nureddin Mahmud ağlamıştı. Sonra durumun açıklığa kavuşmasını beklemişler ve gerçektende Rasûlullah (s.a.v.)'ın rüyada İmama haber verdiği şekilde Haçlıların Dimyat'ı bırakıp gittikleri görüldü.

Katib İmad dedi ki: «Bu senede Melik Nureddin, Darıya Camii'ni onardı. Orada bulunan Ebu Süleyman ed-Daranî'nin şehidliğini ve Dı-maşk'taki birçok yerleri onardı.»

Bu senede Kerkük şehri Nureddin taranndan dört gün süreyle kuşatıldı. Orada yanında bulunan Necmeddin Eyyub (Selahaddin'in babası) yanından ayrılıp Mısır'a oğlu Selahaddin'in yanma gitti. Nureddin ona Mısır'da bulunan oğlu Selahaddine, Mısır'da halife Müstencid Bil-lah el-Abbasî adına hutbe okumasını emretmesini bildirdi. Çünkü halife, Selahaddin'in orada kendi adına hutbe okutmadığını bildirerek bu durumu kınamıştı.

Bu senede Haçlılar, Sebib b. Rakik ve İbn Kankarî ile birlikte Seva-hil'den gelerek Kerkük'ü savunmak istediler. Sebib b. Rakik ile İbn Kan-karî, Haçlıların en ünlü şövalyelerindendiler. Nureddin, kendileriyle savaşmak üzere üzerlerine gidince yollarını değiştirip başka tarafa saptılar. Bu senede Şam ve Cezire'de büyük bir deprem meydana geldi. Birçok yerleri etkiledi. Şam'daki surların çoğu yıkıldı. Evlerin çoğu sahiplerinin üzerlerine çöktü. Özellikle Dımaşk, Humus, Hama, Haleb ve Baal-bek'te surların çoğu ve kaleler çöktü. Nureddin de bu mekânlarda meydana gelen tahribatın çoğunu giderip gerekli onarımları yaptırdı.

Hicretin Beşyüzaltmışbeşinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler