Bu senenin başında Muhammedşah b. Mahmud, Bağdat'ı kuşatmaya devam etmekteydi. Bağdatlılar ve Bağdat askerleri de Halife Muktefî'nin yanında yer alıp Muhammedşah'a karşı şiddetlice savaşa devam ediyorlardı. Savaş yüzünden Bağdat'da Cuma namazları kılınmıyordu. Fitne her tarafı kaplamıştı. Sonra Cenâb-ı Allah, Sultan Mu-hammedşah'm Bağdat'ı bırakıp geri dönmesini müyesser laldı. Nitekim bu husus önceki sene olaylarından bahsedilirken anlatılmıştı. İbnül-Cevzî bu hadiseyi bu senenin olaylarından bahsederken detaylı olarak anlatmıştır.
Bu senede Şam'da büyük bir deprem meydana geldi. Bu yüzden sayılarını ancak Cenâb-ı Allah'ın bileceği kadar insan öldü. Haleb, Hama, Şeyzer, Humus, Kefertap, Hısnul-Ekrad, Lazkiye, Maarra, Famiye, Antakya ve Trablus şehirlerinin birçok yerleri yıkıldı.
İbnü'l-Cevzî dedi ki: Şeyzer şehrine gelince orada sadece bir kadın ve hizmetçisi kurtulabildi. Diğerleri helak oldular. Kefertab'a gelince oradaki ahaliden bir kişi dahi kurtulamadı. Famiye kalesine gelince oranın kalesi yerle bir oldu. Telharran ise ikiye bölündü. Yer yarıkları arasında mezarlar, lahitler ve birçok evler ortaya çıktı. Haçlı beldelerinden çoğu da yıkılıp yok oldu. Şam mıntıkasındaki beldelerin çoğunun surları yıkıldı. Öyle ki Hama şehrindeki bir mektep, içinde bulunan çocukların üzerine çöktü. Bütün çocuklar öldüler. Gelip o ölen çocukların durumunu soran bir kimse dahi olmadı.»
Bu bahsi Şeyh Ebu Şâme, er-Ravzateyn adlı kitapta teferruatlı olarak anlatmıştır. Şairlerin bu konuda söyledikleri kasideleri de nakletmiş tir.
Bu senede Sultan Mahmud b. Muhammed, dayısı Sencer'den sonra onun beldelerinin tamamını ele geçirdi.
Bu senede Sultan Mahmud b. Zengi, kuşatmadan sonra Şeyzer kalesini fethetti. Baalbek şehrini ele geçirdi. Orada Dahhâk el-Bukaî bulunmaktaydı. Bu hadisenin hicri 550. senede vuku bulduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır. Doğrusunu Allah bilir. Nitekim bu husus önceki kısımlarda da anlatıldı.
Bu senede Nureddin hastalandı. Bütün Şam halkı onun için üzülüp hastalandılar. Sonra şifa buldu. Müslümanlar da onun şifa bulmasına çok sevindiler. Kardeşi ve Musul valisi Kutbeddin Mevdud, Ceziretü İbn Ömer'i istila etti.
Bu senede halife, Kabe'ye altın kaplamalı bir kapı yaptırdı. Önceki kapıyı alıp kendisi için tabut yaptırdı.
Bu senede İsmaililer, Horasan hacılarına hücum ettiler. Onlardan zahid, alim hiçbirini hayatta bırakmadılar.
Bu senede Horasan'da şiddetli bir kıtlık meydana geldi. Öyle ki insanlar, haşereleri yemek mecburiyetinde kaldılar. İnsanlardan biri Alevi bir adamı boğazlayıp etini pişirdi. Ve pazarda sattı. Bu yaptığı açığa çıkınca kendisi de öldürüldü.
Ebu Şâme'nin anlattığına göre Banyas şehri bu senede Nureddin tarafından fethedilmiştir. Muinüddin burayı daha önce Dımaşk'ı kuşatma altına aldıklarında Dımaşk'a karşılık olarak Haçlılara vermişti. Anlatıldığına göre Nureddin bu senede Banyas şehrini ele geçirdi. Orada birçok ganimetler elde etti.
Bu senede Şeyh Ebü'1-Vakt Abdülevvel b. İsa b. Şuayb es-Secazî Bağdat'a geldi. Orada vezirin evinde kendisine Buhari'yi okudular. O da dinledi. Bu senede Kaymaz, Hac emirliği yaptı.

