Bu senede Nureddin Mahmud, Famiya kalesini fethetti. Bu, kalelerin en müstahkemi idi. Bu kalenin bir sene önce fethedilmiş olduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır.
Bu senede Nureddin Mahmud zaptetmek amacıyla Dımaşk üzerine yürüdü. Ancak bunu başaramadı. Dımaşk valisi Mücirüddin Artuk'a hil'at giydirdi. Veziri İbn Sofî'ye de hil'at giydirdi. Halifeden ve sultandan sonra Nureddin'in adına Dımaşk'ta hutbe okundu. Sikkelere de aynı şekilde halife ve sultandan sonra onun adı yazıldı.
Nureddin, bu senede İzaz (Azaz?) kalesini fethetti. Kale hakimi ibn Joscelin ı esir aldı. Müslümanlar buna çok sevindiler. Bundan sonra kale hakiminin babası Haçlı Joscelin'i de esir aldı. Müslümanların sevinci daha da arttı. Nureddin oradaki birçok beldeleri de fethetti.
Bu senenin muharrem ayında Yusuf ed-Dımaşkî, Nizamiye'de ders vermeye başladı. Kendisine hil'at giydirdi. Ancak buraya atanması halifenin onayı olmaksızın sadece sultanın ve İbn Nezzam'm kararnamesi ile olduğu için bu görevden alındı. O da evine kapandı. Artık medreseye hiç dönmedi. Nizamiye müderrisliğine Şeyh Ebü'n-Necib, sultanın kararnamesi ve halifenin onayı ile atandı.
İbnü'l-Cevzî dedi ki: «Bu senede Yemen'de tamamı kan olan yağmur yağdı. Öyle ki insanların elbiselerini kırmızıya boyadı.»

