Bu senenin rebiyülevvel ayının ilk gecesinde halife Müsterşid'in yaptırdığı saray yandı. Burası son derece güzel bir binaydı. Halife Muktefî, içinde üç gün kalmak üzere cariye ve gözdeleriyle oraya gelmişti, ama uykuya dalar dalmaz saray yanmaya başlamıştı. Bunun sebebi de bir cariyenin elinde taşımakta olduğu yanar vaziyetteki mumun alevinin sarayın ahşap kısımlarına isabet etmiş olmasıydı. Nihayet saray yandı. Ama Cenâb-ı Allah halifeyi ve ailesini korudu. Sabah olunca da halife çok miktarda sadaka dağıttı ve bir kısım mahpusları serbest bıraktı.
Bu senenin receb ayında halife ile Sultan Mes'ud arasında anlaşmazlık meydana geldi. Savaş durumuna geldiler. Halife, cami ve mes-cidlere (görevlilere) emir gönderdi. Camiler üçgün müddetle kapalı kaldı. Nihayet ikisi barıştılar.
Bu senenin zilkade ayının ortasında cuma günü vaiz İbn Abbadî oturup Sultan Mes'ud'un da hazır bulunduğu bir mecliste vaaz vermeye başladı. Sultan Mes'ud halka çok ağır vergiler yüklemişti. İbn Abbadî, vaaz esnasında ona şöyle demişti:
«Ey âlemin sultanı! Bazen sen şevke gelip coştuğunda şarkıcıya, halka yüklediğin bu vergiler kadar para ihsan ediyorsun. Beni de bir şarkıcı say. Şarkılarımla şevke gelip coştuğunu düşün ve Cenâb-ı Allah'ın sana bahşettiği nimetler için bir şükran ifadesi olarak bu vergileri halkın üzerinden benim için kaldır.»
Sultan Mes'ud «Kaldırdım anlamına gelecek ekilde eliyle işaret etti. Bunun üzerine halk ona dua etmeye başladı. Dua sesleriyle ortalık gürültüye boğuldu. Onun bu emri sicillere yazıldı ve şehirde, vergilerin kaldırıldığına dair duyuru yapıldı. Halk buna çok sevindi. Hamd ve minnet Allah'adır.
Bu senede yağmurlar çok azaldı. Nehir suları azaldı. Etrafa çekirge yayıldı. İnsanların boğazlarına bir hastalık isabet etti. Bu yüzden çok sayıda insan öldü. İnna lillah ve inna ileyhi raciun (doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz).
Bu senede Musul'un, Haleb'in Şam ve Cezire beldelerinin valisi İmadüddin Zengi b. Kayyimü'dDevle et-Türkî öldürüldü. İmadüddin, Şihabüddin Salim b. Malik el-Ukaylî'nin hakimiyetindeki Caber kalesini kuşatmıştı. Ancak Şihabüddin, İmadüddin Zengi'nin kölelerine rüşvet verdi ve neticede onu bu senenin rebiyülevvel ayının beşinci gecesinde kölelerine öldürttü. Katip İmad, «İmadüddin Zengi öldürüldüğünde sarhoştu» demiştir. Doğrusunu Allah bilir. İmadüddin Zengi hayırlı ve seçkin hükümdarlardan olup muamele ve eşkâl bakımından da hükümdarların en güzeliydi. Şecaatli, atılgan, akıllı ve iyi bir idareciydi. Reayasının kadınlarına karşı çok gayretli olup onların ırzı konusunda çok titizdi. Muamele bakımından hükümdarların en sağlamı, halka da en merhametlisi idi. Kendisinden sonra Musul'da yerine oğlu Seyfü'd-Devle, Halep Valiliğine de Nureddin Mahmud geçtiler, Nureddin, Urfa şehrini geri aldı. İmadüddin Zengi orayı daha Önce fethetmişti. Ancak vefat edince Urfahlar isyan ettiler. Nureddin de isyanı bastırdı.
Bu senede Mağrib hükümdarı ve İbn Tumert'ın hadimi Abdülmü'-min, uzun süren savaşlardan sonra Endülüs adasını zaptetti.
Bu senede Haçlılar Trablusgarb'ı ele geçirdiler. Bu senede Dımaşk valisi Baalbek şehrini geri aldı. Bu senede Necmeddin Eyyub, Dımaşk valisine geldi. Vali ona kaleyi teslim etti. Dımaşk'ta yanında bulunan altın oluklarını da ona verdi.
Bu senede Sultan Mes'ud, hacibi Abdurrahman b. Tuğrul Bey'i öldürdü. Ayrıca Rey valisi Abbasi da öldürdü. Kesik başını adamlarının üzerine fırlattı. Halk bu durumdan tedirgin oldu ve Abbas'ın evini yağmaladı. Abbas meşhur bahadırlardandı. Oğlu Cevher'le birlikte Batınîleri Öldürmüştü. O kadar çok Batınî öldürmüştü ki, onların kesik başlan ile Rey Şehrinde bir minare yapmıştı.
Bu senede Bağdat'ta nakibunnukeba Muhammed b. Tarrad ez-Zeynebî vefat etti. Kendisinden sonra yerine Ali b. Talha ez-Zeynebî atandı.
Bu senede halifenin kızının üzerine duvar yıkıldı. Kızı kadınlık çağma gelmişti. Yıkıntı altında kalınca canım verdi. Ayan ve ileri gelenler cenaze merasimine katıldılar.
Bu senede Hadim Kutuz insanlara hac ettirdi.

