Bu senede Sultan Mes'ud vefat etti. Kendisinden sonra yönetimin başına kardeşi Melikşah b. Mahmud geçti. Sonra Sultan, Muhammed gelip ülkeyi ele geçirdi. Tahta oturdu ve otoritesini kurdu. Emir Has-beg'i öldürdü. Mallarını aldı ve cesedini köpeklere attı.
Halife, Vâsıt şehrinin de karıştığını duyunca büyük bir orduyla oraya gitti. Durumu düzeltti. Küfe ve Hille'ye hücum etti. Sonra Bağdat'a döndü.Şehir onun için süslendi.
Bu senede Mağrip hükümdarı Abdülmü'min, Bicaye şehrini zaptetti. Burası Beni Hammad'ın ülkesinin toprağıydı. Beni Hammad'm son hükümdarları Yahya b. Abdü'laziz b. Hammad idi. Sonra Abdülmü'min, Sinhaca üzerine asker şevketti. Orayı kuşatma altına aldı. Şehirdeki malları yağmaladı.
Bu senede Nureddin eş-Şehid ile Haçlılar arasında büyük bir savaş meydana geldi. Haçlıları bozguna uğrattı. Onlardan bir kısmını öldürdü. Allah'a hamd olsun.
Bu senede Sultan Sencer ile Gur hükümdarı Alaeddin Hüseyin b. Hüseyin arasında savaş meydana geldi. Alaeddin, Gurluların ilk hükümdarıydı. Sultan Sencer onu mağlup etti. Esir aldı. Huzuruna getirtip ifadesi alındığında ona «Eğer sen beni esir alsaydm bana ne yapardın?» diye sordu.Alaeddin de gümüş bir bukağı çıkarıp «Seni bununla bukağılardım» dedi. Sultan Sencer onu affetti.Ülkesine gönderdi. Sonra Sultan Sencer Gazne üzerine yürüdü. Orayı hükümdar Behramşah es-Sebüktekin'in elinden aldı. Oraya kardeşi Seyfeddin'i vekil bıraktı. Ancak Gazze halkı Seyfeddin'e ihanet etti. Onu Behramşah'a teslim ettiler. Behramşah da onu idam etti. Alaeddin Gazne üzerine yürüdü. Orada vali olarak bulunan Behramşah'ın oğlu Hüsrev kaçtı. Alaeddin şehire girdi ve üçgün süreyle orayı yağmaladı. Ahaliden çoğunu öldürdü.
Şehir halkının geride kalanlarım angaryada çalıştırdı. Torbalarla toprak taşıttı. Şehrin uzak bir yerinde yığdırdığı bu topraklarla bugüne kadar bilinen bir kale meydana getirdiler. Böylece Gazne'de ve çevresinde Se-büktekin oğullarının hakimiyeti sona ermiş oldu. Sebüktekin'in oğulları hicretin 366. senesi ile 547. senesi arasında hakimiyet sürmüşlerdi. Bu sülaleden gelen hükümdarlar seçkin ve hayırlı hükümdarlardı. Kâfirlerle en fazla cihad eden bu hükümdarlar olduğu gibi diğer hükümdarlara nisbetle bunların malları, kadınları, askerleri ve teçhizatları daha fazlaydı. Putları kırmışlar, kafirleri helak etmişlerdi. Başka hükümdarların yığamıyacaklan derecede mal ve para yığmışlardı. Bunun yanı sıra beldelerin en güzeli, en verimlisi, ve en sulu olanıydı, ama hepsi yok oldu. İzleri kayboldu.
«Ey Muhammed, dedi: «Mülkün sahibi olan Allah'ım! Mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsm. İyilik elindedir. Doğrusu sen herşeye kadirsin». (Âi-i imrân, 26).
Daha sonra Alaeddin, Gur'a Hindistan'a ve Horasan'a hakim oldu. Gurluların hakimiyet alanı genişledi. Esir düştükten sonra kurtulan Sultan Alaeddin'in otoritesi büyüdü.
İbnu'l-Cevzî'nin anlattığına göre bu senede bir horoz bir yumurta yumurtlamış, sonra bir doğan iki yumurta yumurtlamıştı. Bir deve kuşu da erkek olmaksızın yumurtlamıştı ki, bu çok tuhaf bir durumdu.

