«Daha önce kardeşi Mahnıud'a isyan edip Azerbaycan'ı zaptetmiş iken Sultan Tuğrul Bey bu senenin muharrem ayında ona itaat etti.
Bu senede Sultan Mahmud, Musul'a ek olarak Vasıt şehrini de Ak-sungur'a ikta olarak verdi. înıadüddin Zengi b. Aksungur oraya gönderildi. O da halka güzel muamelede bulundu. Akıllı ve yetenekli olduğunu gösterdi.
Bu senenin safer ayında Vezir Sultan Mahmud Ebu Talib es-Semiremî, bir batini tarafından öldürüldü. O, Hemedan'a sefer yapmak üzere harekete geçmiş idi. O esnada bir batini gelip kendisini öldürdü. Karısı da yüz cariyesi ile birlikte altın eğerlere binerek yola koyulmuştu. Bunlar onun Öldürüldüğünü duyunca yalın ayak, saç baş açık vaziyette geri döndüler. Aziz iken zelil oldular. Sultan, öldürülen Vezir Mah-nıud'un yerine Şemseddin Melik Osman b. Nizanıülmülk'ü tayin etti.
Bu senede Aksungur ile Debis b. Sadaka savaştılar. Debis onu hezimete uğrattı. Askerlerinden bir kısmını öldürdü. Sultan Mansur b. Sadaka da Debis'in kardeşini ve oğlunu zincire vurup kaleye hapsetti. O esnada da Debis, bulunduğu mıntıkaları yağmaladı. Oraların halkına eziyet verdi. Kendisi de saçını kesip siyahlar giyindi. Halifenin mallarını da yağmaladı. Bağdat'ta onunla savaşılacağına dair ilanat yapıldı. Halife de ordunun başında yola çıktı. Siyah bir kaban giyinmiş, üzerine bir şal atmıştı. Üzerinde Peygamber efendimizin hırkası, elinde de kamçısı vardı. Beline Çin ipeğinden bir kuşak bağlamıştı. Beraberinde veziri Nizamüddin Ahmed b. Nizamülmülk, Nakibünnükaba Ali b. Tarrad ez-Zeynebî, şeyhler şeyhi Sadreddin b. İsmail de vardı. Aksungur elPorsukî askerleriyle onun karşısına çıktı. Yeri öpüp esas vaziyeti aldılar.
Porsukî askerleri düzene soktu. Kurralar halifenin Önünde durdular. Debis de karşılarına geldi. Debis'in ön tarafında def çalan cariyeler, oyun oynayan dansözler vardı. İki taraf karşı karşıya geldiler. Halife kılıcını çekip tekbir aldı. Savaş alamna doğru ilerledi. Anter b. Ebi'l-Asker halife ordusunun sağ cenahına saldırdı. Sağ cenahtaki askerleri kırıp bozguna uğrattı. Sağ cenah komutanını öldürdü. Sonra ikinci kez oraya hamle yaptı. Önceki hamle gibi yine onları bozguna uğrattı. İmamuddin Zengi b. Aksungur ona karşı hücuma geçti. Anter'i esir aldı. Onunla birlikte Büdeyl b. Zaide'yi de esir aldı. Sonra Debis'in askerleri hezimete uğradılar. Kendilerim suya attılar. Çokları boğuldu. Halife, esirlerin elleri bağlı vaziyette huzuruna getirilerek öldürülmelerini emretti. Debis'in karıları ve cariyeleri de esaret altına alındılar.
Halife, Bağdat'a döndü. Hicretin 517. senesinin aşura günü oraya ulaştı. Toplam olarak Bağdat'tan onaltı gün süreyle uzakta kalmıştı.
Debis'e gelince o kurtuldu. Gaziye'ye gitti. Oradan da Müntefek'e geçti. Müntefek ahalisi ile birlikte Basra'ya hücum etti. Şehri yağmaladı. Valiyi öldürdü. Sonra Porsukî'nin kendisine hücum etmesinden korktuğu için şehirden çıkıp çöle gitti. Haçlılara katıldı. Onlarla birlikte halkı kuşatma altına aldı. Sonra onlardan ayrılarak Sultan Mah-mud'un kardeşi Melik Tuğrul'a iltihak etti.
Bu senede Sultan Sihamüddin Tamraş b. İlgazi b. Artuk babasının ölümünden sonra Mardin kalesini ele geçirdi. Kardeşi Süleyman da Silvan'ı ele geçirdi.
Bu senede Diyarbakır'da Zülkarneyn kalesi yakınlarında bakır madeni bulundu.
Bu senede bir grup vaiz Bağdat'a giderek orada vaaz verdiler. Halk tarafından hüsnü kabul gördüler. Bu senede Kutuz el-Hadim insanlara hac ettirdi.

