Bu senede Mahmud, Meyafarikin (Silvan) şehrini Emir Gazi'ye ik-ta olarak verdi. Burası Emir İlgazi'nin evladının elinde kaldı. Nihayet Selahaddin Yusuf b. Eyyub, hicretin 580. senesinde burayı ellerinden aldı.
Bu senede Sultan Mahmud, Franklar (Haçlılar)la savaşması için Musul şehrini Aksungur elPorsukî'ye ikta' olarak verdi.
Bu senede İlgazi'nin kardeşi oğlu Melik b. Behram, Urfa şehrini kuşatma altına aldı. Haçlı kontu Coskin'i esir aldı. Adamlarının önde gelenlerinden bir grubu da esirler arasına kattı. Onları Harput (?) kalesinin zindanlarına attı.
Bu senede ortalığı siyaha bürüyen şiddetli bir fırtına esti. Üçgün sürdü. Birçok hayvanı ve insanı telef etti.
Bu senede Hicaz'da büyük bir deprem meydana geldi. Bu yüzden Ka'be'nin rüknü yemani taşı çatladı. Bir kısmı yere düştü. Rasûlullah (s.a.v.)'in mescidinin de bir tarafı yıkıldı.
Bu senede Nizamiye medresesinde fıkıh ve diğer ilimlerle meşgul olmuş Alevi bir adam Mekke'de ortaya çıkarak iyiliği emredip kötülüğü yasaklamaya başladı. Birçok kimse ona tabi oldu. Nihayet Mekke valisi Ibn Ebi Haşim onu Bahreyn'e sürgün etti.
Bu senede İsfahan'da sultanın sarayı yandı. Saraydaki kıymetli eşyalardan, kumaşlardan, mücevherlerden altın ve gümüşten hiçbirşey kalmadı. Sadece Yakut-u Ahmer'e zarar gelmedi. Bundan bir hafta önce de İsfahan Camii yandı. Orası büyük bir cami idi. Ondal.000 dinar değerinde ahşap süslemeler vardı. Yanan şeyler arasında 500 adet Mushaf-ı Şerif de vardı. Bu mushaflar arasında Übey b. Ka'b'm elyazması bir mushaf da vardı. İnna lillah ve inna ileyhi raciun (doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz).
Bu senede halife Müsterşid hilafet alametlerini takınıp elbiselerini giyerek hilafet sarayında oturdu. Sultan Mahmud ve Sultan Mes'ud kardeşler gelip huzurda yer öptüler. Sonra huzurunda ayakta beklediler. Halife Müsterşid de Sultan Mahmud'a yedi hil'at, bir gerdanlık, iki bilezik ve bir taç taktı. Kürsüye oturttu. Ona öğüt verdi ve şu ayet-i kerimeyi de okudu:
«Kîmki zerre kadar iyilik yapmışsa görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.» (ezzüzâi, 7-8).
Halka iyi davranmasını emretti. Kendi eliyle iki sancak hazırlayıp ona verdi. Hükümdarlık alametlerini üzerine taktı. Sultan Mahmud ile Sultan Mes'ud itaat etmiş, itaat edilmiş ve saygı görmüş iki kimse olarak halifenin huzurundan çıktılar. Önlerinde muhafızlar ve askerler büyük bir saltanatla gitmekteydiler.
Bu senede Hadim Kutuz insanlara hac ettirdi.

