Sünen adlı eserinde Ebu Davud, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: «Cenâb-ı Allah ümmetimi Rabbinin yanında yarım gün kadar erteleyerek aciz bırakmayacaktır» Sa'd'a, «Yarım gün ne kadardır?» diye sorulduğunda «500 senedir» diye cevap verdi. Bu da peygamberlik delillerindendir. Hadis-i şerifte yarım günden bahsedilmiş olması daha fazla bir zamanın yaşanabileceğine engel değildir. Çünkü realite de böyledir. Zira Peygamber (s.a.v.), vukuu muhakkak olan bazı kıyamet alametlerini sayarken bu hadisi irad buyurmuştur. Bu alametler mutlaka harfi harfine gerçekleşeceklerdir. Bunlarla ilgili açıklama ileride gelecektir. Yardımına başvurulacak olan zât, yüce Allah'tır.
Bu senede meydana gelen hadiselerden biri de şudur: Sultan Muhammed b. Melikşah, Batınîlerin kalelerinden birini kuşatma altına aldı. O mıntıkalarda bir çok yerleri fethetti. Batmîlerden bir kısmını öldürdü. Ele geçirdiği kalelerden biri babasının İsfahan yakınlarında geçit vermez bir dağın tepesinde yaptırmış olduğu bir kale idi. Bu kalenin yapılış sebebi şuydu: Babası bir avda iken köpeği kaçmıştı. Köpeğini kovalamış, nihayet bir dağ başında yakalamıştı. Beraberinde Rum elçilerinden biri de vardı. Elçi ona «Şu dağ bizim ülkemizde olsa üzerinde mutlaka kale yaptırırdık» dedi. Elçinin bu sözleri sultanı bu dağ başında bir kale yaptırmağa sevk etti. Kalenin yapımı için 1.200.000 dinar sar-fetti. Sonra Batmîlerden Ahmed b. Abdullah Ata adında biri bu kaleyi istila etti. Bu sebeple Müslümanlar çok zahmet çektiler. Melikşahm oğlu Sultan Muhammed gelip bu kaleyi bir sene müddetle kuşatma altında tuttu. Sonra fethetti. Kaleyi istila etmiş olan Batınînin derisini yüzdü. İçine saman doldurdu. Başım kesti ve memleketin her tarafinda dolaştırıp teşhir etti. Sonra bu kalenin taşları birer birer sökülerek yıkıldı. Batınînin karısı da kendini kalenin üzerinden aşağıya atıp öldü. Beraberindeki nefis mücevherler de telef oldu. İnsanlara «Kalenin yerini gösteren bir köpekti. İnşa edilmesini öneren bir kafirdi. Kaleye sığınan ve kendini koruma altına alan da bir zındıktı» diyerek bu kalenin uğursuz olduğunu söylüyorlardı.
Bu senede Haface oğullarıyla Ubade oğullan arasında çok savaşlar cerayan etti. Ubadeliler Hafacelileri mağlup ederek eski öçlerini onlardan aldılar.
Bu senede Seyfü'd-Devle Sadaka, uzun süren savaşlardan sonra Tikrit şehrini istila etti.
Bu senede Sultan Muhammed, Emir Çavlı Sakavu'yu Musul'a gönderdi. Şehri ona ikta' olarak verdi. Çavlu da gidip, orayı kendisiyle savaştıktan, adamlarını bozguna uğratıp esir aldıktan sonra Çökermiş'in elinden aldı. Sonra da Çökermiş'i öldürdü. Çökermiş, idare, adalet ve ihsan bakımından hayırlı ve seçkin emirlerden biriydi. Sonra Kutalmış'ın oğlu Kılıçarslan gelip Musul'u kuşatma altına aldı ve orayı Çavlı'nın elinden aldı. Çavlı da Rahbe'ye gitti. Orayı ele geçirdi. Sonra tekrar dönüp Kılıçarslan'la savaştı. Kılıçarslan mağlup olduktan sonra kendini Habur nehrine attı ve öldü.
Bu senede Rumlarla Franklar arasında savaş cereyan etti. Uzun süre savaştılar. Allah'a hamdolsun. İki taraftan da çok sayıda adam öldürüldü. Sonra Franklar hezimete uğradılar. Alemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun.

