Bu senede Sultan Selahaddin, Haçlılarla ateşkes yaptı. Rum beldelerine gitti. Oradaki emirlerle Artuk oğulları arasında barış yaptı. Ermeni ülkesine hücum etti. Orada bir süre ikamet etti. Bazı kalelerini fethetti. Çok miktarda ganimet aldı. Altın ve gümüş kaplara sahip oldu. Çünkü Ermeni hükümdarı, Türkmenlerden bir topluluğa hiyanette bulunmuştu. Onu ülkesine geri çevirdi. Sonra kendisine Ödeyeceği bir miktar mal, serbest bırakacağı bir miktar esir ve Haçlıların elinden kurtaracağı başka bir grup esir karşılığında onunla barış anlaşması yaptı. Sonra da muzaffer ve güçlenmiş olarak geri döndü. Cemaziyelahir ayının sonunda Hama'ya geldi. Bu faaliyetlerinden ötürü şairler kendisini övdüler.
Bu senede Musul valisi Seyfeddin Gazi b. Mevdud vefat etti. Seyfeddin, yakışıklı, endamı güzel, yuvarlak sakallı bir gençti. On sene valilik yaptı. Otuz yaşında vefat etti. İffetli, heybetli, ağır başlı bir kimseydi. Atma bindiğinde, yerde oturduğunda yetişkinlik çağında olan büyüklerin, kadınlarının yanma girmelerine müsaade etmezdi. Kan akıtıcı değildi. Biraz cimri olduğu söylenir. Allah affetsin. Bu senenin safer ayının üçünde vefat etti. Kendisinden sonra tahtını oğlu İzzeddin Sencer Şah'a bırakmaya niyetlenmişti. Ancak emirler, Sultan Selahaddin'den korktukları ve oğlunun yaşının da küçük olmasından dolayı onun bu kararını uygun bulmadılar. Hepsi kardeşinin tahta geçmesi hussunda ittifak ettiler. O da bu ittifaka uyup tahtını kardeşine bıraktı. Artık kardeşi İzzeddin Mes'ud tahta geçmişti. İzzeddin Mes'ud, Mücahidüddin Kay-maz'ı memleket vezirliğine tayin etti. Bundan sonra halifenin elçileri Sultan Selahaddin'in yanına giderek Suruç, Urfa, Rakka, Harran, Habur ve Nusaybin'in, Seyfeddin'in zamanında olduğu gibi yine İzzeddin Mes'ud'un elinde kalmasına müsaade etmesini istediler. Ancak Sultan Selahaddin bunu kabul etmeyip şöyle dedi:
«Sözünü ettiğiniz bu beldeler müslümanların memleketinin sınırlarıdır. Ben, Haçlılarla yaptığımız savaşta bize yardımcı olsun diye buraları Seyfeddin'in eline terk etmiştim. Ancak o bize yardımcı olmadı.» Sultan Selahaddin, Müslümanlara yardımı dokunsun diye maslahat gereği bu işi terk etmek gerektiğini halifeye bir mektupla bildirdi.

