Bu senede Bizans İmparatoru Romanos, dağları andıran Rumlarla Kerhlilerden ve Franklardan oluşan büyük bir orduyla İslâm ülkesine yöneldi. Yanında çok sayıda askeri teçhizatı, 35.000 komutanı, (her komutanın maiyyetinde 200.000 süvari vardı), 35.000 Frank askeri, Konstantiniyye'de ikamet eden 15.000 şövalye, 100.000 gedik delici, 1.000 levazımcı, 400 tane at nah ve çivi taşıyan arabası, silah, eğer arrade ve mancınık taşıyan 1.000 arabası vardı. Mancınıklardan herbiri 1.200 savaşçıya bedeldi. Onu bu savaşa azmettireni Allah kahretsin. İslâm'ı ve müslümanlan hezimete uğratmaya onu kışkırtanı Allah lanetlesin.
Romanos ve askerleri yola koyuldular. Nihayet Bağdat'a ulaştılar. Naibi, halifeye iyi davranmasını tavsiye etti ve ona «Bu yaşlı adama merhamet et. Bu bizim dostumuzdur» dedi. Sonra Irak ve Horasan mıntıkasını ele geçirdiler Şam'a, Şamlılara aniden hücum ettiler. Orayı müslümanlarm ellerinden aldılar. Kader şöyle diyor:
«Ey Muhammedi Senin hayatına andolsun ki onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.» {ei-Hicr, 72).
Sultan Alparslan 20.000'e yakın askeriyle Ahlat yakınlarındaki hva düzlüğünde zilkade ayının bitimine beş gün kala çarşamba günü R manos'un ordusuyla karşı karşıya geldi. Sultan Alparslan Bizanslı kerierin çokluğunu görünce ürktü. Fakih Ebu Nasr Muhammed b. Abdülmelik el-Buharî, savaşın cuma günü hatiplerin mücahitlere dua A cem esnada zeval vaktinden sonra başlatılmasını teklif etti. Belirle-Gen vakit gelip iki ordu karşı karşıya durduğunda ve savaşçılar yüzyüze 11 kliklerinde Sultan Alparslan atından inip Aziz ve Celil olan Allah'a fecde etti. Yüzünü toprağa sürdü. Allah'a yalvarıp yakardı. Zafer diledi. Cenâb-ı Allah ta müslümanlara zaferini müyesser kıldı. Yapılan savaş neticesinde müslümanlar düşmana saldırarak çok sayıda Bizans askerini Öldürdüler. İmparator Romanos'u Rum bir köle esir aldı. Esir alındıktan sonra Sultan Alparslan'ın huzuruna getirildiğinde Alparslan ona elindeki kırbaçla üç kez vurdu ve şöyle sordu:
- Eğer ben senin eline esir düşseydim bana nasıl muamele ederdin?
- Her türlü kötülüğü yapardım.
- Peki benim sana nasıl muamele edeceğimi düşünüyorsun?
- Ya öldürürsün ya da ülkende beni sokak sokak, diyar diyar dolaştırıp teşhir edersin veyahut benden kurtuluş akçesi alıp affeder, beni ülkeme geri gönderirsin.
- Hayır sadece kurtuluş akçesini alıp seni affedeceğim. Bizans imparatoru kurtuluş akçesi olarak 1.500.000 dinar ödedi.
Sultan Alparslan'ın huzurunda ayakta durdu. Sultan ona biraz su içirdi. Sonra Romanos onun huzurunda yeri öptü. Bunu Alparslan'a saygı için yaptı. Alparslan da ihtiyaçlarını karşılaması için ona 10.000 dinar verdi ve onu bir grup komutanla birlikte yola koydu. Kendisi de bir fersah öteye kadar bizzat uğurladı. Muhafaza etmeleri için onu ülkesine kadar ulaştıracak askerleri de refakatine verdi. Muhafız askerlerin ellerinde üzerinde "Lâ ilahe illallah Muhammedün Rasûlullah" Kelime-i Tevhidi'nin yazılı olduğu bayraklar vardı.
Romanos ülkesine vardığında Bizanslıların onu bırakıp başka birini başlarına geçirdiklerini gördü. Sultana haber salarak özür diledi. Ay-nca 300.000 dinara yakın altın ve mücevher gönderdi. Kendini dünyadan kopardı. Zahidane bir hayat yaşadı. Yün hırka giydi. Sonra Ermeni hükümdarından yardım istedi. Ermeni hükümdarı da onu yakalayıp gözlerine mil çekti ve Sultan Alparslan'ın gözüne girmek için Romanos u ona gönderdi.
Bu senede Mahmud b. Mirdas, halife Kaim ve Sultan Alparslan adına hutbe okuttu. Sultan Alparslan da ona hü'atler, hediyeler, armağan-
r £°nc*erdi. Tarrad'la birlikte ona bir ferman da göndermişti, h r?U ®enede Ebü'l-Ganaim el-Alevî insanlara haccettirdi. Mekke'de al«e Kaim Bi-Emrillah adına hutbe okundu. 100 seneden beri orada Fatımîler adına hutbe okutulmaktaydı. Artık onlar adına hutbe okunmasına son verildi.

