Bu senede Sultan Berkyaruk İsfahan'da kardeşi Muhammed'i kuşatma altına aldı. İsfahanlılar erzak sıkıntısı çekmeye başladılar. Şiddetli bir kıtlıkla karşı karşıya geldiler. Sultan Muhammed halkı para cezasına çarptırıyor, mallarına el koyuyorken dışardan da Sultan Berkyaruk onları kuşatma altında tutuyordu. Halk korku ve açlıkla pençeleşmeye başladı. Malları, canları, ve ürünleri azaldı. Sonra Sultan Muhammed İsfahan'dan çıkıp gitti. Kardeşi Berkyaruk onu yakalaması için kölesi İyaz'ı peşine taktı, ancak îyaz onu yakalayamadı. Sultan Muhammed kendini kurtarıp kaçtı.
İbnü'l-Cevzî dedi ki: «Bu senenin safer ayında Kadilkudat Ebü'l-Hasan b. ed-Damiganî'nin lakabına Tâcü'l-İslânı lakabı da eklendi.
Bu senenin rebiyülevvel ayında Bağdat'ta hutbelerde sultanların adlarının anılmasına son verildi. Sadece halifenin adının anılması ve ona dua edilmesiyle yetinildi. Sonra Berkyaruk ile kardeşi Muhammed karşı karşıya gelip savaştılar. Muhammed yine bozguna uğradı. Sonra barıştılar.
Bu senede Dımaşk valisi Dukak b. Tutuş, Rahbe şehrini zaptetti.
Bu senede Rey şehrinde çıkan çatışmalarda vaiz Ebü'l-Muzaffer el-Hocendî öldürüldü. Bu, Şafiî fakihi olan bir müderristi. Çarpışmalar esnasında Alevi bir Rafızi onu öldürmüştü. Alim ve faziletli bir kimseydi. Nizamülmülk onu ziyaret eder, ona saygı gösterirdi.
Bu senede Humartekin insanlara hac ettirdi.

