Bu senenin muharrem ayında Keyya el-Herasî adıyla meşhur olan Ali Ebü'l-Hasan Ali b. Muhammed tutuklandı. Nizamiye müderrisliğinden azledildi. Çünkü bazıları sultan nezdinde onun Batınî olduğunu söyleyerek ithamda bulunmuşlardı. Aralarında İbn Ukayl'ın da bulun-augu bir grup alim onun Batınîlikle alakası olmadığına dair tanıklıkta Dulundular. Salı günü hilafet sarayından bir tezkere geldi bu tezkerede suçsuz olduğu belirtilerek, salıverilmesi emrediliyordu.
Bu senenin muharrem ayının onbirinde salı günü halife Mustazhir nılafet sarayında meclis kurdu. Omuzunda abası, elinde de kırbacı vardi. Sultan Melikşah'm oğullan Melik Muhammed ile Melik Sencer geldiler. Halifenin huzurunda yer öptüler. Halife de onlara saltanat hil'atı giydirdi. Muhammed'e kılıç, göğüs nişanı, inci bilezik ve kendi has tavlasından atlar verdi. Sencer'e bundan daha az armağanlar vermişti. Muhammed'i de sultanlığa tayin etti. Hilafet işleriyle ilgili olarak onu tam yetkili naib kıldı. Sadece hareminin kapısını ona açmamış, bunun dışında herşeyi ona havale etmişti. Sonra muharrem ayının on dokuzunda Sultan Muhammed çıktı. Halk tedirgin oldu. Berkyarak da çıktı. Sultan Muhammed, Berkyaruk'un üzerine yürüdü. İkisi arasında çok savaşlar cereyan etti. Muhammed bozguna uğradı. Büyük belalara ve musibetlere maruz kaldı. Nitekim bununla ilgili açıklama ileride verilecektir.
Bu senenin receb ayında Kadı Ebü'l-Hasan b. ed-Damiganî, kadı Ebu Ya'lâ b. Ferrâ'nm oğulları Ebu Hüseyin ile Ebu Hazim'in şahitliklerini kabul etti.
Bu senede İsa b. Abdullah el-Konevî Bağdat'a geldi. Halka vaaz verdi. Fıkıhta Şafiî; itikadta Eş'ari mezhebine mensuptu.
Bu yüzden Bağdat'taki Hanbelîlerle Eş'arîler arasında kavgalar ve fitneler meydana geldi.
Bu senede Bağdat'ta büyük bir yangın çıktı.
Hülle valisi ve Seyfii'd-Devle Sadaka b. Mansur b. Debis'in arkadaşı Hamid el-Ömerî bu senede insanlara hacettirdi.
Hicretin Dörtyüzdoksanbeşincî Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler
Mısır Hükümdarı Ebü'l-Kasım
Müstalî lakabım taşıyan bu halife bu senenin zilhicce ayında vefat etti. Kendisinden sonra yerine dokuz yaşındaki oğlu geçti ve Amir Bi Ahkâmillah lakabını aldı.

