El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Dörtyüzdoksandördüncü Senesi

Bu senede İsfahan ve çevresinde Batmîler yüzünden büyük hadiseler meydana geldi. Sultan, birçok batmiyi öldürdü. Evlerim, yurtlarını mallarını halka yağmalattı ve «Ele geçirebildiğiniz batmiyi öldürün, malını da alın» …

Bu senede İsfahan ve çevresinde Batmîler yüzünden büyük hadiseler meydana geldi. Sultan, birçok batmiyi öldürdü. Evlerim, yurtlarını mallarını halka yağmalattı ve «Ele geçirebildiğiniz batmiyi öldürün, malını da alın» diye duyuru yaptırdı. Batmiler birçok kaleleri istila etmişlerdi. Ele geçirdikleri ilk kale hicretin 483. senesinde Hasan b. Sab-ban tarafından ele geçirilmişti. Hasan, batını propagandacılarından biriydi. Mısır'a gitmiş, oradaki zındıklardan ilim tahsil etmiş, sonra İsfahan taraflarına gelmişti. Halktan geri zekâlı, cahil, sağım solunu ayırd edemeyen kimseleri kendine davet ediyor, sonra ona bal, ceviz ve şonizi ekmeği yedirerek mizacım yakıyor, dimağını bozuyordu. Sonunda da ehli beyte ait bazı haberleri ona anlatıyor, sapık Rafizîleri ve yalanlarını ona naklediyor, Ehl-i Beytin haksızlığa uğratıldıklarını Allah ve Rasûlü tarafından kendilerine tanınan haklarından yoksun bırakıldıklarını söylüyordu.

Hariciler Hz. Ali için Emeviierle savaştıklarına göre senin kendi imamın Hz. Ali için savaşman elbetteki daha öncelikli görevin olmalıdır, diyerek sözünü sürdürüyordu. Propagandacısına bal ve benzeri şeyleri içirmeye devam ediyor, ona telkinlerde bulunuyor, nihayet propgandacısı onun emrine giriyor, anasına babasına göstermediği itaati ona gösteriyordu. Hasan Sabbah bazı gözboyama, hile ve benzeri göstermelik hareketlerde bulunuyordu. Bu gibi şeylere ancak cahil kimseler kanar. Böylece etrafında çok sayıda kalabalık oluştu. Sultan Melik-şah haber gönderip onu bu hareketten men edip tehdit etti. Alimlerin fetvalarını gönderdi. Hasan Sabbah, sultanın gönderdiği mektubu elçinin huzurunda okuyunca çevresinde bulunan gençlere şöyle dedi:

«Sizlerden birini mevlasına elçi olarak göndermek istiyorum.» Böyle deyince oradakilerin yüzü kendisine döndü. Emrini beklemeye koyuldular. Sonra gençlerden birine «Kendini öldür» dedi. Genç bıçağı alıp gırtlağını kesti ve ölüp yere düştü. Bir başkasına da «Kendini şuraya at» dedi. O da kendini kalenin tepesinden hendeğin dibine attı. Paramparça oldu. Sonra Sultan Melikşah'm elçisine «Cevabım işte budur,» dedi. Ondan sonra Sultan Melikşah onunla mektuplaşmadı. İbnü'l-Cevzî böyle demiştir. Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubî ile eyvan sahibi Sinan arasında da buna benzer bir hadise geçtiğini inşaallah ileride anlatacağız.

Bu senenin ramazan ayında halife Müstazhir Billah Kasır Camii1-nin açılmasını emretti. Orada duvarların beyazlatılmasını istemedi. Camide teravih kılınmasını ve besmelenin açıkça okunmasını istedi. Kadınların da geceleyin gezintiye çıkmalarının yasaklanmasını ferman etti.

Bu sene başında Sultan Berkyaruk, Bağdat'a geldi. Şehirde onun adına hutbe okundu. Sonra kardeşleri Muhammed ile Sencer de Bağdat'a geldiler. O esnada Berkyaruk hastaydı. Bağdat'ın batı yakasına geçtiler. Berkyaruk adına hutbe okunmasına son verildi. Muhammed ile Sencer adına hutbe okunmaya başladı. Berkyaruk da Vâsıt şehrine kaçtı. Askerleri, geçtikleri beldelerin ahalisinin mal ve arazilerini yağmaladılar. Bazı alimler onları böyle yapmaktan menedip öğüt verdiler-se de bunun bir yararı olmadı.

Bu senede Franklar Kisariye ve Suruç gibi bir takım kaleleri zap-tettiler. Kudüs'ü ele geçiren Frank hükümdarı Kunder Akka'ya gitti. Orayı kuşatma altına aldı. Boğazına isabet eden bir mızrak sebebiyle hemen öldü. Allah lanet etsin.

Hicretin Dörtyüzdoksandördüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler