Bu senenin safer ayında Sultan Berkyaruk Bağdat'a geldi. Hükümet sarayında konakladı. Tekrar kendisi adına hutbe okundu. Kardeşi Madına hutbe okunmasına son verildi. Halife de kendisine çok hediyeler gönderdi. Halk ve kadınlar bu duruma çok sevindiler. Ancak Berkyaruk, kardeşi Muhammed'den dolayı sıkıntı içindeydi. Zira devlet ona meyilli olup askerler de onun etrafında toplanmaktaydılar. Ayrıca Berkyaruk'un çok az miktarda parası kalmıştı. Askerler de kendisinden erzak ve maaşlarını ısrarla istiyorlardı. Bunun üzerine Berkyaruk, vezir İbn Cüheyr'in malına el koymak istedi. O da halifeye sığınınca halife, Berkyaruk'u bundan menetti. Sonra vezir İbn Cüheyr ona 160.000 dinar para vererek anlaştılar. Bundan sonra Berkyaruk sefere çıktı. Hemedan'a yakın bir yerde kardeşi Muhammed'le karşılaşıp savaşmaya başladı.
Muhamrned onu hezimete uğrattı. Berkyaruk da elli süvari ile birlikte kaçıp kurtuldu. Bu savaşta Hadım Sa'dü'd-Devle Gev-herain öldürüldü. Devlette kıdemliydi. Bağdad emniyet müdürlüğü görevini yürütmekteydi. Yumuşak huylu, muamelesi güzel bir kimseydi. Hiç kimseye kasten zulmetmedi. Hiçbir hadim onun gördüğü ihti-şam,saygınlık ve çok sayıda hizmetkarı görememişti. Geceleri çokça namaz kılardı. Abdestsiz oturmazdı. Hayatı boyunca hastalanmadı. Başı bile ağrımadı. Bu savaşta olup bitenlerle karşılaşıldığında sultan Berkyaruk'un otoritesi ve gücü zayıfladı. Sonra askerleri kendisine geri döndüler. Emir Davud da 20.000 askerle ona katıldı. O ve kardeş'i, kardeşi Sencer'le savaştı. Sencer de onları mağlup etti. Berkyaruk az sayıdaki bir toplulukla kaçtı. Emir Davud esir alındı. Sencer'in komutanlarından Berguş, Davud'u öldürdü.
Berkyaruk'un gücü azaldı. Adamları dağıldı. Receb ayının ondördünde Bağdat'ta artık onun adına hutbe okunmaz oldu. Sultan Muhammed adına yeniden hutbe okunmaya başlandı.
Bu senenin ramazan ayında vezir Amidü'd-Devle b. Cüheyr ile kardeşleri Zaimü'r-Rüesa Ebü'lKasım ve Kâfi lakabını taşıyan Ebu'1-Bere-kat yakalandılar. Kendilerinden çok miktarda para alındı. Amidü'd-Devle hilafet sarayına hapsedildi. Bu senenin şevval ayında ölünceye kadar orada mahpus kaldı.
Yine bu senenin şevval ayının yirmi yedinci gecesinde İsfahan emniyet müdürü emir Belkâbek Sermez öldürüldü. Bir Batınî böğürüne bıçak saplayarak onu öldürmüştü. Sermez öteden beri hatmilerden çekinir ve tedbirini alırdı. Zırhla dolaşırdı. Ancak o gece elbisesinin altına zırh giymemişti. Aynı gecede birkaç oğluda öldürüldü. Sabahleyin evinden beş cenaze çıkarıldı.
Bu senede Frankların hükümdarı 300.000 savaşçıyla hücuma geçti. Gümüştekin b. Danişmend Taylu onunla savaştı. Gümüştekin, Emi-nü'd-Devle lakabını alan Dımaşk atabeği idi. Baalbek de değilde Dı-maşk ve Basra'daki eminiye vakıflarının kurucusuydu. Frankları hezimete uğrattı. Onlardan çok sayıda adam öldürdü. Öyleki Franklardan geride sadece 3.000 kişi kalmıştı ki, bunların da çoğu yaralıydı. Bu hadise bu senenin zilkade ayında cereyan etmişti. Gümüştekin, yaralı Frankları kovaladı. Malatya'ya kadar onları takip etti. Sonra Malatya'yı da ele geçirdi. Malatya valisini esir aldı. Allah'a hamd olsun.
Bu senede Şafiî mezhebine mensup bir Türk olan Emir Altuntaş insanlara hac ettirdi.

