Bu senede Tuğrul Bey etraf ülkelerin hükümdarlarına ve Kadilku-dat ed-Damiganî'ye mektuplar yazarak halifenin insafının azlığından, kendisine muvafakat etmeyişinden şikayetçi oldu ve halifeye bol miktarda para, erzak ve hediyeler sunduğunu ifade etti. Halife bundan haberdar olup Sultan Tuğrul Bey'in kendi valilerine mektuplar göndererek halifenin mallarına el koymalarını emrettiğini duyunca Sultan Tuğrul Bey'e bir mektup yazarak kızıyla evlenme isteğine olumlu cevap verdi. Sultân Tuğrul Bey bu mektubu alınca çok sevindi ve valilerine haber salarak halifenin mallarına el
sürmemelerini, şayet mallarına el koymuş iseler serbest bırakmalarını istedi. Halifeyle Tuğrul Bey
arasında fikir ayrılığı baş gösterdikten sonra tekrar anlaşmaya vardılar. Halife, kızının nikâh akdini
yapması için bir başkasına vekâlet verdi. Nikâh akdi, Sultan Tuğrul Bey'in huzurunda Tebriz'de
yapıldı. Büyük bir ziyafet •idi Vekaletname oraya geldiğinde Sultan Tuğrul Bey kalkıp saygı 11 nda bulundu. Vekaletnameyi görünce de yer öptü ve halifeye çok vaptı. Sonra nikah akdi 400.000
dinar mehir üzerine akdedildi, akdi bu senenin şaban ayının onüçünde perşembe günü yapıldı. guıtan Tuğrul Bey kardeşi Davud'un kızı ve halifenin zevcesi Ha- şewal ayında halifeye birçok
armağan, bol miktarda altın ve mü-r çok kıymetli cevherler ile gönderdi. Ve Sultan Tuğrul Bey
halka kca «ben yaşadığım müddetçe artık halifenin kölesiyim. Üzerimdeki elbiselerden başka hiç bir
şeye de sahip değilim» dedi.
Bu senede halife, vezirini azletti. Ebu Nasr Muhammed b. Muham-med b. Cüheyr'i, Silvan'dan
getirterek vezirliğe tayin etti.
Bu senede ülkenin her tarafında bolluk ve refah görüldü. Ucuzluk meydana geldi. Öyleki Basra
şehrinde 1.000 ntl (460 kg.) hurma sekiz
kırata satılır oldu.
Bu senede hiç kimse hacca gitmedi.

