Bu senede çok garip ve büyük bir musibet meydana geldi. Şöyle ki: Hakinı'in adamlarından Mısırlı biri, Mısır hacılarından bir grupla birlikte kötü bir iş yapmak hususunda anlaştılar. Müzdelife'den ilk geliş gününde bu adam KaTbe'yi tavaf etti. Hacer-i Esved'e gelip öpeceği esnada elindeki bir gürzle o mübarek taşa peşpeşe üç darbe vurdu ve «Ne zamana kadar şu taşa ibadet edeceğiz? Ne Muhammed, ne de Ali, beni yapacağım bu işten alıkoyamıyacaktır. Bu gün şu beyti yıkacağım» dedi ve titremeye başladı. Orada bulunanların çoğu ondan korkup geri çekildiler. Çünkü uzun boylu, iriyarı, kızıl tenli, kumral saçlı biriydi. Mescid-i Haramın kapısında da bir grup süvari vardı. Bunlar o saldırganlara engel olacak kimseleri etkisiz hale getirmek için beklemekteydiler. Ona kötülük yapacak biri çıkarsa onu da safdışı edeceklerdi.
Fakat Yemenlilerden bir adam o saldırgana yanaştı. Elindeki hançeriyle onu paramparça etti ama taraftarları gelip Yemenliyi aralarına alıp öldürdüler. Onu da param parça ettiler. Ateşle yaktılar. Arkadaşlarını yakalayıp bir kısmım öldürdüler. Mekkeliler de Mısır kafilesini yakalayıp öldürdü. fallarını yağmaladı. Bu yağma işi başkalarına da sirayet etti. Büyük bir fitne ve önü alınmaz bir kargaşa meydana geldi. Beldelerin en şereflisinde dinsizliğe meyleden bu grup, yakalandıktan sonra fitne dindi, yalnız bu arada Hacer-i Esved'den tırnak büyüklüğünde üç parça düşmüştü. Düşen parçaların alt tarafında sarıya çalan bulanık bir renk görünmüştü. Ama haşhaş gibi sevimli ve hoş bir görüntüsü vardı. Beni Şeybe kabilesi bu parçaları alıp misk ve zamkla yoğurdular, meydana gelen yarıkları böylece doldurdular.
Hacer-i Esved tekrar birbirini tuttu ve şu ana kadar varlığını devam ettirmektedir ancak çatlaklar, iyi bakanlar tarafından görünmektedir.
Bu senede Müeyyedü'1-Mülk Ebu Ali Hasan tarafından yapılan has-tahanenin açılışı yapıldı. Bu vezir, Vasıfta bulunan Şerefül-Mülk'ün veziri idi. Müeyyedü'1-Mülk bu hastahane için yiyecek, içecek, ilaç ve diğer ihtiyaç malzemelerini de temin etti. Finansmanını sağladı.

