El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Dörtyüzsekizinci Senesi

Bu senede Bağdat'ta Ehl-i Sünnet ile Rafizîler arasında büyük bir savaş meydana geldi. Bu savaşta iki taraftan da çok sayıda adam öldürüldü. Bu senede Ebü'l-Muzaffer b. Hakan, kardeşi Doğan Han'ın ölümünden sonra …

Bu senede Bağdat'ta Ehl-i Sünnet ile Rafizîler arasında büyük bir savaş meydana geldi. Bu savaşta iki taraftan da çok sayıda adam öldürüldü. Bu senede Ebü'l-Muzaffer b. Hakan, kardeşi Doğan Han'ın ölümünden sonra Maveraünnehir'e ve diğer yerlere hakim oldu ve Şere-fü'd-Devle lakabını aldı. Kardeşi Doğan Han, dindar ve faziletli bir kimse olup ilim ehlini ve dini çok severdi. Türklerle defalarca savaştı. Onlardan 200.000 savaşçıyı öldürdü. 100.000 de esir aldı. Altın ve gümüş kaplar ile çin yapısı kaplar ganimet edindi ki, bu kapların benzerini başkaları görmemişlerdi. Ebü'lMuzaffer Şerefü'd-Devle vefat edince Türk hükümdarları doğu illerine hücum ettiler, orada boy gösterdiler.

Bu senenin cemaziyelevvel ayında Ebü'l-Hüseyin Ahmed b. Mühez-zebü'd-Devle Ali b. Nasr, babasının ölümünden sonra Bataih diyarının başına geçti. Amcası oğlu onunla savaştı. Onu mağlub edip öldürdü. Ama amcası oğlu da uzun süre hükümdarlıkta kalamadı. Nihayet öldürüldü. Sonra bu mıntıkalar Bağdat sahibi Sultanü'd-Devle'nin eline geçti. Bir çokları buralara tamahlamp Vasıt'a gelerek konakladılar. Türklerle birlikte onlarla savaştılar.

Bu senede Nuru'd-Devle Ebül-Ağar Debis b. Ebi'l-Hasan Ali b. Mez-yed, babasının Ölümünden sonra tahta geçti.

Bu senede Sultanü'd-Devle Bağdad'a geldi. Namaz vakitlerinde davul çaldırdı. Daha önce böyle bir adet görülmemişti. 50.000 dinar mehir vererek Karvaş'ın kızıyla evlendi. Ülkede güven kalmadığı ve düzen bozulduğu için Iraklılardan hiç kimse hacca gidemedi. Çünkü Bedeviler fesat çıkarmışlar, devlet te zayıflamıştı. el-Muntazam adlı eserinde İbnü'i-Cevzî, Hibetulîah b. Hasan et-Taberî'nm şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Hicretin 408. senesinde halife Kadir Billah, Mutezilî fikıhçılanndan, tevbe etmelerini istedi, bunlar Ha eski görüşlerinden vazgeçtiklerini, Mutezililikten ve Rafızîlikten ayrıldıklarını, islâm'a muhalif sözler söylemeyeceklerini açıkladılar. Halîfe de onların bu hususta yazılı beyanlarım aldı. Bunlar ne zaman bu beyana muhalefet edecek olurlarsa başkalarına ibret olacak şekilde cezalandırılmalarının helal olacağına dair ikrarda bulundular. Mahmud b Sebüktekin, halifenin bu konudaki emrine uydu. Horasan'da ve diğer beldelerdeki valileri de emrettiği hususları yerine getirdiler. Mutezilî, Rafizî, İsmailî, Karmatî, Cehmiye ve Müşebbihe mezhebine mensub kimseleri idam etmek, hapsetmek, sürgün etmek hususunda halifenin buyruğunu yerine getirdi. Onların minberler üzerinde lanetlenmelerini emretti. Bütün bidatçı grupları sürgün etti. Memleketinden uzaklaştırdı. Bu hususta yapılan bu uygulama İslâm'da bir kanun haline geldi.

Hicretin Dörtyüzsekizinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler