El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Dörtyüzseksenbeşinci Senesi

Bu senede Sultan Melikşah, Tuğrul Bey adıyla bilinen şehrin surlarının yapılmasını emretti. Burası hükümet sarayının bitişiğindeydi. Hanlarını, sokaklarını, evlerini yeniledi. Bilahare hicretin 524. senesinde Harun …

Bu senede Sultan Melikşah, Tuğrul Bey adıyla bilinen şehrin surlarının yapılmasını emretti. Burası hükümet sarayının bitişiğindeydi. Hanlarını, sokaklarını, evlerini yeniledi. Bilahare hicretin 524. senesinde Harun el-Hadim tarafından tamamlanacak olan caminin yenilenmesini de emretti. Bu caminin kıblesini bizzat kendisi belirledi. Yanında da müneccimi İbrahim hazır bulunmaktaydı. Samarra Camii'nin ahşaplarını buraya taşıttı.

Nizamülmülk de kendisi için muazzam bir sarayın inşasına başladı. Aynı şekilde Tacül-Mülûk Ebu'l-Ganaim de kendi şahsı için muazzam bir saray inşasına başladı. Bunlar Bağdadi yurt edindiler.

Bu senenin cemaziyelevvel ayında Bağdat'ın çeşitli yerlerinde büyük yangınlar meydana geldi. Halkın çok miktardaki eşyası telef olmadan bu yangın söndürülemedi. Yangında yanan şeyler kadar tamiratta ve onarımda bulunamadılar. Bütün bunları yapacak parayı bulamadılar.

Bu senenin rebiyülevvel ayında Sultan Melikşah beraberinde halifenin oğlu Ebü'1-Fadl Cafer de bulunarak İsfahan'a gitti. Sonra ramazan ayında yine Bağdat'a döndü. Yolda iken aşura gününde Deylemli bir çocuk iftardan sonra vezir Nizamülmülk'e bıçaklı saldırıda bulundu ve Nizamülmülk bir saat sonra öldü. Deylemli çocuk yakalanıp öldürüldü. Vezir Nizamülmülk büyük vezirlerden seçkin ve hayırlı emirlerdendi. Onun biyografisinin anlatımı esnasında yaşantısından bir nebze bahsedeceğiz.

Sultan Melikşah hiç de iyi olmayan bir niyetle ramazan ayında Bağdat'a geldi. Düşmanları için temenni ettiği şeyi kendi canında buldu. Şöyle ki: Bağdat'a indikten sonra insanlar gelip ona selam verdiler. Hoş-geldin dediler. Halife de ona iyi dileklerini gönderdi. Kendisi de halifeye Şu haberi gönderdi:

«Mutlaka benim için Bağdat'tan feragat edeceksin ve dilediğin bir

memlekete gideceksin.» Halife haber göndererek ondan bir ay süre isteat bu isteği kabul etmedi. Bir saat dahi süre vermeyeceğini bildif kendisine on günlük süre tanıması için ricada bulundu. Şidetlice karşı koyduktan sonra bunu kabul etti. On günlük süre dolma-an Sultan Melikşah ramazan bayramında ava çıktı. Avda iken şiddetli

ir hummaya yakalandı. Vücudundan kan aldırdı. Yerinden kalkamaan ve un günlük süre dolmadan öldü. Harad ve minnet Allah'adır.

Zevcesi Zübeyde Hatun askerleri kontrolüne aldı. Maliyeyi, ekonomiyi ve durumları cidden güzel bir şekilde idare etti. Halife ye de haber göndererek kocasının vefatından sonra oğlu Mahmud'un melik olmasını istedi ve minberlerde onun adına hutbe okutulmasını diledi. Halife de onun bu isteğini kabul etti. Oğlu Mahmud'a saltanat hil'atı gönderdi. Ayrıca kocasının ölümü sebebiyle veziri Amidü'd-Devle b. Cüheyrle birlikte ona taziyet dileklerim gönderdi. O gün Melik Mahmud beş yaşındaydı. Sonra annesi onu askerlerle birlikte alıp İsfahan'a götürdü ki, hakimiyeti, güçlensin. İsfahan'a girdiler ve muradlarına nail oldular. Bu küçücük çocuk için ülkenin beldelerinde hatta Harameyn'de hutbe okutuldu. Buna Tacü'l-Mülük Ebu'l-Ganaim Merzuban b. Hüsrev vezir tayin edildi. Sonra annesi halifeye haber salarak valilerin oğlunun idaresine bırakılmasını istedi.

Halife buna yanaşmadı. Gazzalî de bu hususta halifeye muvafakat etti. Ancak alimler bunun caiz olabileceği yolunda fetva verdiler. Fetva verenler arasında Muttatabbib b. Muhamrried el-Hanefî de bulunuyordu. Ancak Gazalî'nin kavliyle amel edildi. Sultan Melikşah'ın askerlerinin çoğu onun diğer oğlu Berkyaruk'un saflarına katıldılar. Ona beyat ettiler. Rey şehrinde onun adına hutbe okuttular. Zübeyde Hatun ile oğlu Mahmud ve beraberinde az sayıdaki askerlerle hasekiler yalnız kaldılar. Zübeyde Hatun Berkyaruk'la savaşmaları için bu askerlere 30.000.000 dinar sarfetti. Neticede iki taraf zilhicce ayında karşılaştılar. Zübeyde Hatun oğluyla birlikte hezimete uğradı. Sahihi Buhari'de yer alan bir hadisi şerifte şöyle buyurulmuştur:

«İdarelerini bir kadına veren bir millet asla iflah olmaz.»

Bu senenin zilkade ayında Haface oğulları hacılara saldırdılar. Hac emiri Humartekin, maiyetinde bulunan ve hacıları korumakla görevli olan askerler Haface oğullarıyla savaştılar. Onları hezimete uğrattılar. Bedevi olan Haface oğullarının malları yağmalandı. Hamd ve minnet Allah'adır.

Bu senede, Basra'da şiddetli dolular yağdı. Bunlardan herbirinin ağırlığı beş ile onüç rıtıl kadardı, (bir ntıl 460 gramdır). Dolular çok miktarda hurmaları' ve diğer ağaçlan telef ettiler. Sonra bir kasırga çıktı ve onbinlerce hurma ağacını kökünden söktü. İnna lillah ve inna ileyhi ra-ciun (doğrusu biz Allah'ınız ve O'na dönücüleriz)

«Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder» (eş-Şûrâ, 30).

Bu senede Dımaşk valisi Melik Tacü'd-Devle Tutuş, Humus şehrini, Arka ve Famiye kalelerini ele geçirdi. Beraberinde Kasimü'd-Devle Ak-sungur da bulunuyordu.

Sultan, Sa'd Gevherayinü'd-Devle ve Türklerden başka bir komutanın komutasında bir müfrezeyi Yemen'e gönderdi. Bunlar Yemen'e gittiler. Orada halka kötü muamelede bulundular. Sa'd Gevherayin

Yemen'e girdiği günde Aden şehrinde vefat etti. Hamd ve minnet Allah'adır.

Hicretin Dörtyüzseksenbeşînci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler