Bu senenin muharrem ayında Basra şehrini yakmış olan astrolog Belya, Vâsıtlılara haber salarak onları kendisine itaate davet etti. Bir mektup yazdı. Mektubunda kendisinin halkı hakka ileten iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan Sahibüzzaman el-Mehdî olduğunu, şayet itaat ederlerse azaptan kurtulacaklarını, çağrıya icabet etmezlerse yere batacaklarım bildiriyordu. Ve mektubunun sonunu şöyle getiriyordu: «Allah'a ve İmam Mehdî'ye iman edin.»
Bu senede zımmîler değişik elbise giymek ve bellerine zünnar bağlamakla yükümlü kılındılar. Kadınları da hamamlarda ve diğer yerlerde değişik elbiseler giyinmekle yükümlü kılındılar.
Bu senenin cemaziyelevvel ayında şeyh Ebu Hamid Muhammed b. Muhammed b. el-Gazzali etTusî, Nizamiye'de müderrislik yapmak üzere İsfahan'dan Bağdat'a geldi. Nizamülmülk ona Zeynüddin Şere-fü'1-Eimme lakabını taktı.
Ibn Cevzî dedi ki: «Gazzalî'nin sözü makbul, zekâsı kuvvetliydi»
Bu senenin ramazan ayında Ebu-Şüca, hilafet vezirliğinden azledildi. Azledilirken şu şiiri okudu:
«Vezirliğe atandığında düşmanı yoktu Vezirlikten ayrıldığında da dostu yoktu.»
Sonra Bağdat'tan çıkması için Nizamülmülk ona bir mektup gönderdi. Mektubu alınca birçok yere gitti, ama gönlü hiçbir yerde kalmaya razı olmadı. Hacca gitmeye karar verdi. Sonra Nizamülmülk ona karşı yumuşadı. Haber salarak vezarette yardımcısı olmasını istedi. İbn Mus-laya'yı vezirlikte vekil olarak görevlendirdi. İbn Muslaya bu göreve atanmadan önce sene başında Müslüman olmuştu.
Bu senenin ramazan ayında Sultan Melikşah beraberinde Vezir Nizamülmülk de olarak Bağdat'a girdi. Kadilkudat Ebu Bekir eş-Şaşî ve İbn Muslaya onu karşılamaya çıktılar. Etraftaki melikler de selam vermek ve onunla görüşmek için Bağdat'a geldiler. Gelenler arasında kardeşi Tacü'd-Devle Tutuş da vardı. Tacü'd-Devle Dımaşk vahşiydi. Beraberinde Atabeğ Kasımü'd-Devle Aksungur da vardıki, o da Haleb valisiydi.
Bu senenin zilkade ayında Sultan Melikşah, oğlu ve halifenin zevcesi olan kızından doğma erkek torunu ve kalabalık maiyetiyle Kûfe'den
Bu senede Ebu Mansur b. Cüheyr ikinci kez, Muktedînin vezirliğine atandı. Kendisine hil'at giydirildi. Vezir Nizamülmülk,gelip onu Babülâmme'deki evinde tebrik etti.
Bu senede zilhicce ayında Sultan Melikşah, Dicle'de büyük bir doğum günü kutlaması yaptırdı. Çok miktarda ateş ve meşale yaktırdı. Çok mum diktirdi. Şarkıcılar ve çalgıcılar gelip geceleyip eğlence yaptılar. Bu cidden görülmesi gereken muazzam bir geceydi. Bu gecede şairler de şiir okudular. Sabah olunca Murdar Müneccim Belya gelip Mehdî olduğunu iddia etti. Deveye binmişti. Bağdat şehrinde dolaşarak insanlara sövmeye başladı. İnsanlar da onu lanetlediler. Başında uzun ve sivri bir külah vardı. Her taraftan kırbaçlandı. Onu Bağdat'ta dolaştırdılar. Sonra da idam edildi.
Bu senede Sultan Melikşah, Celalü'd-Devle'ye emir vererek sur dışında kendi adı ile bilinen caminin onarılmasını istedi.
Bu senede Emirü'l-Müslimin Yusuf b. Tafşin, Endülüs'ün birçok yerlerini zaptetti. Endülüs valisi Mutemid b. Abbad'ı esir aldı. Onu ve çoluk çocuğunu zindana attırdı. Mutemid kerem sahibi, edepli, yumuşak huylu bir kimseydi. İdaresi güzel, geçimi hoş olup halkına iyilik ve ihsanda bulunur, onlara merhametle muamele ederdi. Zindana atılması sebebiyle halk çok üzüldü. Bu hususta şairler üzüntülerini belirten çok şiirler yazmışlardı.
Bu senede Franklar Sicilya'yı ele geçirdiler. Hükümdarları öldü. Yerine oğlu geçti. O da Müslüman hükümdarlar gibi halkına iyi muamele etti. Onu Müslüman hükümdarlardan ayırd etmek adeta imkânsız olmuştu. Çünkü Müslümanlara da iyilik ve ihsanda bulunuyordu.
Bu senede Şam'da ve diğer yerlerde çok depremler meydana geldi. Birçok bina yıkıldı. Antakya surlarından doksan burç yıkıldı. Yıkıntılar altında kalan çok insan öldü.
Bu senede Humartekin insanlara haccettirdi.

