Bu senede Bağdat'ın doğu tarafına şiddetli yağmurlar yağdı. Bu arada iri taneli dolular da yağdı.
İbnü'l-Cevzî dedi ki: «Bu dolulardan bir tanesinin ağırlığı 150 rıtl olarak tahmin edildi ve düştüğü yerde yaklaşık bir zira' derinliğinde çukur meydana getirdi.»
Bu senede Mahmud b. Sebüktekin'in mektubu Bağdat'a ulaştı. Mektubunda o, kendisinin Rey'deki Batınî ve Rafizîlerden çok kimseleri öldürdüğü, bir çoklarını feci şekilde astığı, Batınî ve Rafizîlerin reisleri Rüstenı b; Ali ed-Deylemî'nin mallarını yağmaladığı, onun yaklaşık bir milyon dinar kadar parasına el koyduğunu anlatıyordu. Rüstem'in elli kadar karısı vardı. Bunların hepsi de hür kadınlardı. Bunlardan erkekli kızlı otuzüç çocuğu doğmuştu. Batınîlere göre dörtten fazla kadınla evlenmek mubahtı.
Bu senenin receb ayında çok ışık saçan, çok gürültüler meydana getiren bir çok yıldız kaydı.
Bu senede Bağdat'ta hırsızlık ve yağmalama olayları çoğaldı. Güvenlik yetkilileri bu olaylar karşısında güçsüz kaldılar. Bu işleri yapanlara karşı mukavemet gösteremediler.
Bu senenin receb ayının onsekizinde pazartesi günü Dicle'nin suyu çok aşağılara çekildi. Nehir yatağında az miktarda su kaldı. Değirmenler tahıl öğütemez oldular.
Bu günde kadılar, alimler hilafet sarayında toplandılar. Onlara, Kadir Billah'ın derlediği kitap okundu. Bu kitapta pğütler, mev'izeler ve Basralılann mezheplerinin tafsili açıklamaları ile bid'at ehli kimselere reddiyeler vardı. Yine bu kitapta Kur'ân'ın mahluk olduğunu söyleyenlerin fasıklığı, Bişr el-Merrisî ile Abdülaziz b. Yahya el-Kettanî arasındaki münazaraların evsafı anlatılıyordu. Sonuç kısmında yine öğütler veriliyor, iyilikler emrediliyor, kötülüklerden nehyediliyordu. Dinleyicilerin dinledikleri hususlara muvafakat ettiklerine dair yazılı ifadeleri alındı.
Bu senenin zilkade ayının başında yine pazartesi günü alimler ve kadılar toplandı. Onlara uzunca bir yazı daha okundu. Bu yazıda sünnet klanıyor, ehli bid'ate reddiyede bulunuluyor ve yine Bişr elMerrisî ne Abdülaziz b. Yahya el-Kettanî arasındaki münazara aktarılıyordu, fvilikler emrediliyor, kötülükler nehyediliyor, sahabilerin fazileti anla-İ hvor, Ebu Bekir es-Sıddîk ile Ömer b. Hattab hazretlerinin de fazilet üstünlükleri dile getiriliyordu. Oturum ancak yatsıdan sonra sona Vrdi dinleyicilerin, dinledikleri hususlara muvafakat ettiklerine dair eazıh beyanları alındı. Şiilerin hatipleri azledildi. Ehl-i Sünnet hatipleri görevlere atandılar. Bundan ve diğer hayırlı işlerden ötürü hamd ve minnet Allah'adır.
Berasa Mescidi'nde bir fitne meydana geldi. Cemaat, Sünnî hatibi tuğlalarla dövdü. Öyle ki burnunu kırdılar. Omuzunu yerinden çıkardılar. Halife, ehli sünnete yardımcı oldu. Şiîleri horlayıp zelil kıldı. Nihayet Şiîler gelip bu yapılanlardan ötürü özür dilediler. Bu işi ancak ayak takımlarının yaptığını ifade ettiler.
Bu senede Iraklılardan ve Horasanlılardan hiç kimse hacca gidemedi.

