İleride de anlatılacağı gibi bu senede Tai' Lillah vefat etti.
Bu senede Amidü'l-Cüyuş, Şiîleri aşura gününde Hz. Hüseyin'in matemim tutmaktan; Babü'l-Basra ile Babü'ş-Şair mıntıkalarında oturmakta olan cahil Sünnileri de bundan sekiz gün sonra yaptıkları Mus'ab b. Zübeyr'in matemini tutmaktan menetti. İki taraf da bu yasağa riayet ettiler. Hamd ve minnet Allah'adır.
Muharrem ayının sonlarında Bahaü'd-Devle, veziri Ebu Galib Muhammed b. Halefi vezirlikten azletti. Ona 100.000 kaşani dinarı tutarında para cezası verdi.
Bu senenin safer ayının başlarında Bağdat'ta fiyatlar cidden yükseldi. Buğday bulunamaz oldu. Öyle ki, bir ölçek buğday 120 dinara satılır oldu.
Bu senede Amidü'l-Cüyuş, Samarra'ya gitti ve Seyyidü'd-Devle Ebu Hasan Ali b. Mezyed'i huzuruna çağırdı. Senelik 40.000 dinar para vermesini şart koştu. O da bu şarta uyacağım bildirdi ve kendi memleketinin başında kaldı.
Bu senede Mecdü'd-Devle b. Fahrü'd-Devle'nin veziri Ebü'l-Abbas ed-Dabbî, Rey şehrinden kaçarak Bedir b. Hasneveyh'in yanına gitti. Bedir ona ikramda bulundu. Ebü'l-Abbas'in kaçışından sonra Mecdü'd-Devle, vezirliğe Ebu Ali el-Hatîr'i atadı.
Bu senede Mısır Aziz'i Hakim, Dınıaşk ve Şam ordularının başına Ebu Muhammed el-Esved'i naib olarak atadı. Fakat daha sonra bu naibin Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer'e söven Mağribli bir adamı cezalandırdığını ve onu şehirde teşhir etmek amacıyla dolaştırdığını duydu. Bunun kötü sonucundan korktu ve haber gönderip onu naiblikten azletti. Bir hile ile onu naiblik görevinden uzaklaştırmış oldu.
Bedevilerin yol kesmesi ve hacılara saldırıp mallarını yağmalamaları nedeniyle bu senede Irak'tan kimse hacca gitmedi.

