El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

İbn Surruba'r

Şairdir, asıl adı Ali b. Hüseyin b. Ali b. FadTdır. Künyesi Ebu Man-sur'dur. İbn Surruba'r lakabıyla meşhur bir katiptir. Nizamülmülk ona «Sen Surruba'r değil Surrudür'sün» derdi (Surruba'r dışkı kesesi, Sur-rudür ise …

Şairdir, asıl adı Ali b. Hüseyin b. Ali b. FadTdır. Künyesi Ebu Man-sur'dur. İbn Surruba'r lakabıyla meşhur bir katiptir. Nizamülmülk ona «Sen Surruba'r değil Surrudür'sün» derdi (Surruba'r dışkı kesesi, Sur-rudür ise inci kesesi demektir). Şairin biri İbn Surruba'r'ı hicvederek Şöyle demişti:

«Önceleri insanlar senin babana lakap takmış. Cimriliğinden ötürü ona Surruba'r adını takmış iseler. Onun tuttuğu dışkıları yerden toplayarak ona eziyet ediyor. Ve topladığın bu dışkılara şiir diyorsun.»

İbnü'l-Cevzî dedi ki: «Bu şiir, İbn Surruba'r'a karşı aşırı bir haksızlıktır. Çünkü onun şiirleri son derece güzeldir». Böyle dedikten sonra İb-nül-Cevzî, SurrubaVa ait güzel şiirler nakletmiştir. Biz de onun naklettiği şiirlerden birini örnek olarak sunuyoruz:

«Ey Numan'ın mıntıkasında yaşayan ve konuşanlar

Dostlardan bahsetmek, eğlence ve zevktir.

Sizden taraf estikçe bütün rüzgarları kontrol ediyorum.

Onlardan misk kokusu alıyorum.

Sizin diyarınız misk ve ıtırdır.»

İbnü'l-Cevzî dedi ki: «İbn Surruba'r, Kur'an'ı ezberledi. İbn Şiran'dan ve diğerlerinden hadis dinledi. Çok sayıda hadis rivayet etti. Günün birinde annesiyle birlikte bir bineğe bindiler. Şoniziye'de bu binekten düşüp bir kuyuya yuvarlandılar ve öldüler. Berer mıntıkasında defnedildiler. Bu hadise bu senenin safer ayında vuku bulmuştu. Ben, İbn Akil'in el yazısından okuduğuma göre İbn Akil,"Surruba'r bizim Ru-safe'de komşumuzdu» demiştir. İbn Surruba'r mülhidîikle itham edilirdi. İbn Hallikan onun şiirlerinden çok örnekler sunmuş, sanatında onu övmüştür. Onun durumunu elbetteki yüce Allah daha iyi bilir.