Muhammed b. Muhammed b. Muhammed Ebu Hamid el-Gazzalî. Hicretin 450. senesinde doğdu. İmamü'1-Haremeyn'den fıkıh dersleri aldı. Birçok ilimlerde yükseldi. Çeşitli ilimlere dair yayınlanmış tasnif eserleri vardır. Konuştuğu her hususta dünyanın en zeki alimlerden biri haline geldi. Gençliğinde ilimde öne geçti. Nihayet otuzdört yaşındayken hicretin 404. senesinde Bağdat'ta Nizamiye medresesinde ders vermeye başladı. Ders verirken alimlerin ileri gelenleri de yanında hazır bulundular. Hazır bulunanlar arasında Ebü'l-Hattab ile İbn Ukayl de vardı ki, bunlar Hanbelîlerin reislerinden idiler. Gazzalî'nin fesahatini ve ilimlere derince vukufunu takdirle gördüler.
Îbnü'l-Cevzî dedi ki: «Bunlar onun sözlerini kendi eserlerine naklettiler.»
Sonra İmam Gazzalî dünyadan tamamen el çekip kendini ibadete ve ahiret amellerine verdi. Geçimini kitap istinsahı yaparak sağladı.
Şam'a göçtü. Bir müddet Dımaşk'ta, bir müddet Kudüs'te ikamet etti. Bu süre zarfında "İhyau Ulûmi'd-Din" adlı kitabını yazdı. Bu, cidden hayret verici, takdire şayan bir kitaptır. Seri ilimlerin bir çoğunu kapsamına alır. Tasavvufa ve kalbi amellere dair latif olan şeylerle adeta bir karışım halindedir. Lâkin bu kitapta garip, münker ve mevzu olan birçok hadis vardır. Nitekim helal ve harama delil olarak dayanak edinilen füruatla ilgili diğer kitaplarda da bu tür hadislere rastlanmaktadır, el-Mevdu li'r-Rekaik, et-Terğib ve't-Terhib adlı kitaplardaki bu tür hadisler diğerlerine göre daha azdırlar. Ebü'l-Ferec İbnül-Cevzî, sonrada İbn Salah bu hususta İmam Gazzalî'yi çok eleştirmişler ve ona çatmışlardır. Mazin, İmam Gazzalî'nin İhyaü Ulumiddin adlı kitabını yakmak istermiş, diğer Mağriplilerde böyle yapmışlar ve şöyle demişlerdir:
«Bu kitap bizim dinimizin değil, Gazzalî'nin dininin ihyasıdır. dinimizin ilimlerinin ihyası, Allah'ın kitabı ve Rasûlünün sünnetiyle olur.»
Nitekim ben bu hususları Tabakatüşşafiye adlı eserde Gazzalî'nin biyografisini verirken nakletmişimdir. İbn Şukur de İhyau Ulûmi'd-Din adlı eserin bazı yerlerinin gerçekleri yansıtmadığını ve buralardaki çürüklükleri faydalı bir eserde açıklamıştır.
Gazzali şöyle derdi:
«Ben, hadisteki ticareti revaçlandırıcıyım.»
Anlatıldığına göre ömrünün son zamanlarında hadis dinlemeye, Buhari ve Müslim'in Sahihlerini ezberlemeye yönelmiştir. İbnü'l-Cevzî, İhyau Ulûmi'd-Din üzerine bir eser yazmış ve bu eserine "Diri kimseler ihyadaki yanlışlıkları bilmeli" adını vermişti.
İbnü'l-Cevzî dedi ki: «Sonra bazı vezirler onu Nisabur'a gitmeye zorladılar. O da Nisabur'daki Nizamiye medresesinde ders vermeye başladı. Sonra kendi beldesi Tus'a dönüp orada ikamet etti. Orada bir tekke yaptırdı. Güzel bir ev edindi. Evinin bahçesine ağaçlar dikti. Kur'an okumaya ve sahih hadisler ezberlemeye yöneldi.»
İmam Gazzalî bu senenin cemaziyelahir ayının ondördünde pazartesi günü vefat etti ve Tus şehrine defnedildi. Yüce Allah rahmet etsin. Can çekiştiği esnada arkadaşlarından biri ona «Bana vasiyette bulun" deyince o da "İhlaslı olmaya bak" diye vasiyette bulundu. Ruhunu teslim edinceye kadar bu cümleyi tekrarladı. Allah rahmet etsin.

