El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

İmamü'l-Haremeyn

Abdülmelik b. Şeyh Ebu Muhamnled Abdullah b. Yusuf b. Abdullah b. Yusuf b. Muhammed b. Hayaveyh Ebü'l-Meali el-Cüveynî. Cüveyn, Nisabur'un kasabalarından birinin adıdır. Abdulmelik'e İmamü'1-Ha-rameyn lakabının …

Abdülmelik b. Şeyh Ebu Muhamnled Abdullah b. Yusuf b. Abdullah b. Yusuf b. Muhammed b. Hayaveyh Ebü'l-Meali el-Cüveynî. Cüveyn, Nisabur'un kasabalarından birinin adıdır. Abdulmelik'e İmamü'1-Ha-rameyn lakabının verilmesinin sebebi, onun dört sene müddetle Mekke'de mücavir olarak yaşamış olmasıdır.

İnıanıü'l-Harameyn hicretin 419. senesinde doğdu. Hadis dinledi. Babası şeyh Ebu Muhammed elCüveynî'den fıkıh dersleri aldı. Babasından sonra onun yerinde ders vermeye başladı. Kadı Hüseyin'den fıkıh öğrendi. Bağdat'a geldi. Orada da fıkıh dersleri aldı. Hadis rivayet etti. Mekke'ye gitti. Dört sene müddetle orada mücavir olarak kaldı. Sonra Nisabur'a döndüğünde müderrislik, hatiplik ve vaizlik görevleri kendisine verildi. el-Matlab fi Dirayeti'l-Mezheb, el-Burhan fi Usuli'lFıkh ve diğer birçok ilme dair eserler verdi. Talebeler yanına gelip ders aldılar. Çeşitli şehirlerden, beldelerden öğrenciler yamna geldiler. Meclisine üçyüz fıkıh Öğrencisi gelirdi. Onun biyografisini Tabakat adlı eserde detaylı olarak anlatınışımdır. Bu senenin rebiyülevvel ayının virmibeşinde elliyedi yaşında vefat etti. Kendi evinde defnedildi. Sonra babasının mezarının yanma nakledilerek oraya gömüldü.

İbn Hallikan dedi ki: İmamü'l-Harameyn'in annesi bir cariye idi. Babası onu, kitap istinsahı yaparak sağladığı parayla satın almıştı ve ona kendisinden başka bir kadının İmamü'l-Harameyn'i emziremeye-ceği'ni söyledi. Bir defasında kadının biri gelip İmamü'l-Harameyn'i em-zirdi. Babası bunu farkedince gelip İmamü'l-Harameyn'i başaşağı çevirdi. Elini karnının üzerine koydu. Diğer elinin de parmağıyla boğazına bastırdı ve o kadından emdiği sütü kusturdu. Îmamü'l-Harameyn'in meclisinde münazara yaptığı esnada bazan durakladığı olurdu ve «bu o kadından emdiğim ama sonradan kusmuş olduğum süt sebebiyle oluyor» derdi.

Hicazdan kendi memleketi Nisabur'a döndüğünde imam-hatiplik müderrislik ve vaizlik görevleri kendisine verildi. Otuz sene müddetle hiç kimseyle tartışmadı. Münazara yapmadı. Bütün ilimlere dair eserler tasnif etti. en-Nihaye adlı eserinin bir benzeri İslâm tarihinde yazılmış değildir.

Hafiz Ebu Cafer dedi ki: Şeyh Ebu Ishak eş-Şirazî'nin Imamü'1-Ha-rameyn'e şöyle dediğini işittim: «Ey maşrık ve mağripte yaşayan insanlara fayda veren kişi! Sen bugün imamlar imamısın.»

Eserlerinden bazıları şunlardır:

eş-Şamil fi Usuli'd-Din

el-Burhan fi Usuli'1-Fıkh

Telhisü't-Takrib

el-İnşâd

el-Akidetü'n-Nizamiye

Gıyasü'1-Ümem.

Bunlar ve bunlardan başka adlarını verdiği ama tamamlayamadığı bazı eserleri de vardır. Vefat edince cenaze namazını oğlu Ebü'l-Kasım kıldırdı. Cenazesi sebebiyle çarşı pazardaki işyerleri kapatıldı. 400 kadar olan öğrencileri de kalemlerini ve okkalarım kırdılar ve bir sene öylece kaldılar. İmamü'l-Harameyn için birçok ağıt yakıldı. Onun için yakılan ağıtlardan biri şudur:

«Alemlerin kalpleri ateş üzerindedir.

Halkın günleri artık geceleri andırmaktadır.

imam Ebü'l-Mealî artık ölmüştür.

Bundan sonra birgün dahi ilim ehlinin dalları hiç meyve verir mi?