El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muhammed B. Ahmed B. Abdullah B. Ahmed

Künyesi Ebu Ali b. Velid'dir. Mutezile şeyhi idi. Onlara müderrislik yapardı. Ehl-i Sünnet mensupları onu protesto ettiler. Bunun üzerine o elli sene müddetle evine kapanıp kaldı ve nihayet bu senenin zilhicce ayında …

Künyesi Ebu Ali b. Velid'dir. Mutezile şeyhi idi. Onlara müderrislik yapardı. Ehl-i Sünnet mensupları onu protesto ettiler. Bunun üzerine o elli sene müddetle evine kapanıp kaldı ve nihayet bu senenin zilhicce ayında vefat etti. Şoniziye mezarlığına defa edildi. Cennet'teki çocuklarla dübürlerinden cinsel ilişki kurmanın mubah olduğu hususunda Şeyh Ebu Yusuf el-Kazvinî ile tartışan ve münazara yapan bu kişidir. Şeyh Ebu Yusuf el-Kazvinî Mutezili olup tefsirciydi. İbn Ukayl onların bu konuda tartıştıklarını söylemiştir. Yanlarında bizzat kendisinin de bulunduğunu söylemiştir. İbn Ukayl'ın naklettiğine göre Muhanımed b. Ahmed b. Abdullah Cennet'teki çocuklarla dübürlerinden ilişki kurmanın mubah olduğunu, orada bir kötülük ve mefsedetin söz konusu olamayacağını söylemiş, Ebu Yusuf el-Kazvinî ise ona şu karşılığı vermiştir:

- Böyle bir şey ne dünyada ne de ahirette mubah olamaz. Hem Cennet'teki çocukların dübürlerinin olacağım nereden çıkarıyorsun? Dübür yani mak'at dünyada defi hacette bulunmak için yaratılmış bir organdır. Bu, insandaki sıkıntıyı ve pisliği giderir. Ama Cennet'te böyle bir durum söz konusu değildir. Cennetliklerin yedikleri şeylerin artıkları ter olarak cildlerinden dışarıya çıkar. Onlar zayıf kimselerdir. Karınları şişkin değildir. Dolayısıyla mak'atlarının olmasına da ihtiyaçları yoktur. Bu sebeple senin bu söylemiş olduğun mesele Cennet'te söz konusu değildir.»

Muhammed b. Ahmed b. Abdullah, şeyhi Ebu Hüseyin el-Basrî'den sadece bir hadis rivayet etmiştir ki o da şudur: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

«Utanmadığın takdirde dilediğini yap.»

Ka'nebî bunu Şube'den rivayet etmiş, ondan, bundan başkada bir hadis rivayet etmemiştir. Rivayet olunduğuna göre hadis ilmiyle iştigal etmeden önce Ka'nebî içki içen bir kimseydi. Abdest bozmakta olan Şu-be'nin yanına gitmiş, ona kendisine bir hadis nakletmesini söylemiş, o da bu durumda hadis nakletmekten imtina edince Ka'nebî ona bıçak çekmiş ve «eğer bana bir hadis okumazsan seni mutlaka öldürürüm.» demiş. Şube de ona yukarıdaki hadisi rivayet etmişti. Bu hadisi duyan Ka'nebî tevbe edip Allah'a yönelmiş ve, İmam Malik'in sohbet meclislerine devam etmişti. Sonra da Şube'den bu hadisten başka bir hadis dinleme imkânını bulamamıştı. Doğrusunu Allah bilir.