Künyesi Ebü'l-Hasan'dı. Şairdi. Basralıydı. Akbera'ya yakın bir köydendir. Ümmü Havran adıyla bilinen Basra şehri ile bu köyün adları aynıdır. Ama Muhammed daha sonra gelip Bağdat'a yerleşti. Meşhur bir kelamcıydı. Eşine az rastlanır vecizeleri vardır. Şiirlerinden biri şudur:
«Dünyayı ve şehvetlerini görünce ona meylediyoruz. Hiç bir kalb arzusuz ve emelsiz değildir. Gördüğün şeylerin süsü püsü seni aldatmasın. Etrafı ve omuzlan yumuşak bir hayat tazedir.
Fazla yaşamanın çoğu kederdir.
Sana en çok zarar veren şey, sevdiğin şeydir.
Sana yetecek kadar bir rızık kendiliğinden gelirse,
Onu al, zenginlik meradır, yiyip içmedir.
Azıcık erzak sana kendiliğinden gelirse bilki bunda selamet vardır.
Fazla erzakı ve serveti isteme. Çünkü onda savaş vardır.»

