El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şair Ammare El-Yemenî

Ammare, mantıki şiirler söyleyen belagat ve fesahat sahibi bir şairdi. Bu alanda kimse onun derecesine yetişemezdi. Meşhur bir şiir divanı vardır. Tabakatü'ş-Şafiîye adlı eserde ondan bahsetmiştim. Çünkü o, Şafiî mezhebi …

Ammare, mantıki şiirler söyleyen belagat ve fesahat sahibi bir şairdi. Bu alanda kimse onun derecesine yetişemezdi. Meşhur bir şiir divanı vardır. Tabakatü'ş-Şafiîye adlı eserde ondan bahsetmiştim. Çünkü o, Şafiî mezhebi ile iştigal ederdi. Feraize dair bir eseri, Kitabü'l-Vüzerai'lFatımîyyin ve Mısır halkının, sağlamlığına güvendiği nefis bir siyer kitabı vardır. Kendisi faziletli, edip ve fakih bir kişiydi. Yalnız Fatımîlere dost olduğu söylenirdi. Fatımîler ve onların vezirleriyle emirleri hakkında cidden birçok methiyeleri vardır. Ama Rafizi olduğuna dair ufak emareleri de vardı. Zındıklık ve kâfirlikle itham edilmiştir. el-Ceride adlı eserde Kâtip İmad'm anlattığna göre Ammare, bir kasidesinde şöyle demiştir:

«İlim bayrağa muhtaç olduğundan beri,

Kılıcın keskinliği, kaleme olan ihtiyacı yok etmiştir.»

Bu çok uzun bir kasidedir. Birçok küfür ve zındıklık ifadeleri içermektedir. Katip İmad'ın ifadesine göre bu kasidede şöyle bir beyit de vardır:

«Bu dinin başlangıcı sade bir adamla oldu.

O çalışıp çabaladı. Nihayet ona ümmetlerin seyyidi denildi.»

Mısırlı alimler onun öldürülmesine fetva verdiler.

Sultan Selahaddin'i de ona ve emsallerine işkence yapmağa teşvik ettiler. Yukarıdaki beyit onun aleyhine bir delil olarak kullanılabilir. Doğrusunu Allah bilir.

İbnu's-Saî onun yüksek manalar içeren şiirlerinden bazılarını nak-letmiştir. Bu şiirlerinden birinde bir hükümdarı şöyle övmüştü:

«Alnının parıldayan yerini öptüğümde,

Ondan ayrıldığımda parlaklık alnımın üzerine geçti,

Elini öpüp yanından ayrıldığımda,

Hükümdarlar elimi öpmeye başladılar.»

Şu şiir de Ammare'ye aitti:

«Reşa el-Özri'ye aşık olduğuma dair mazeretim vardır.

Gözyaşı beni kahrettiğinden bu yana artık inkâr da edemiyorum.

Endamlara, yanakları öpmeye, memeleri göğsüme bastırmaya,

Benim arzu ve ihtiyacım vardır.

Benim tercihim budur. Beğeniyorsan bana uy.

Yoksa bırak beni aşkımla başbaşa kalayım.»

Ammare idam edilirken el-Kindî şöyle bir şiir okumuştu:

«Ammare İslamda bir cinayet işledi açıkça,

Onda iken kilise ve haça beyat etti.

Hz. Ahmed'e buğz etmekle şirkin ortağı oldu.

Haçı sevdiğinden ötürü idam edildi.

Yarın kendi nefsi için yaptığı gayretin karşılığını bulacaktır.

Cehennem alevleri içinde irin içecektir.»

Melikü'n-Nasır Sultan Selahaddin bu senenin ramazan ayının ikinci cumartesi gününde bunları Kahire'nin iki kasrı arasında idam ettirince durumu ve bunların uğradığı cezalarla perişanlıkları bir mektupla Melik Nureddin'e bildirdi.

Katip İmad dedi ki: «Sultan Selahaddin'in konuya ilişkin mektubu merhum Nureddin'e vefat ettiği günde ulaştı. Aym şekilde Sultan Selahaddin, insanları fitneye düşüren İskenderiyeli Kadid elKafacî adında birini de öldürdü.İnsanlar bu adama tutulmuşlar, kazançlarının bir bölümünü ona vermişlerdi. Kadınlar bile mallarının bir kısmını ona vermişlerdi. Selahaddin'in askerleri kendisini kuşatma altma aldıklarında Kadid el-Kafacî kaçıp kurtulmak istedi ama artık zaman kurtuluş zamanı değildi. Kendisinden öncekinin akibetine uğratılarak Öldürüldü.

Ammare'nin, halife Adid'e, devletine ve hilafet dönemine dair şöyle bir mersiyesine rastlanılmıştır: «Kısır kimsenin biricik evladını kaybedişine üzülüşü gibi,

Ben de halife Adid'in geçen zamanına üzülüyorum.

Senin sarayının taşlarına bakıp üzülüyorum.

Çünkü ey peygamberin oğlu,insanlar senin sarayına kalabalıklar halinde akıp gelirlerdi.

Şimdi ise o saray bomboş ve ıssızdır.

Bulanık ve engin denizin dalgalarını andıran,

Askerlerinden uzakta ve ayrılıktasın.

İnsanların en akıllılarını ülkenin emin kişileri kılıp görevlendirdin.

Ama şimdi bozulan şeyi onaracak güç ve takat kalmadı.

Umarım ki geceler size,

Yaptığınız güzel şeyleri tekrar iade ederler.»

Şu kaside de ona aittir:

«Ey Fatıma evladını sevdiğimden ötürü beni kınayan kişi! Eğer beni kınamakta kusur edersen sana ayıplar olsun. Allah aşkına Kasreyn sahasını ziyaret et ve benimle birlikte ağla. Ağlamak, Sıfîîn ile Cemel için layık değildir. Kasreyn ahalisine dedi ki: Allah'a yemin ederim ki, Aranızda yaralarım ve çıbanlarım şifa bulmadı, kapanmadı. Haçlıların, müminlerin emiri Ali'nin iki oğlunun nesline, Yaptıkları hakkında sen ne diyorsun?»

er-Ravzateyn adlı eserde Şeyh Ebu Şâme, Ammare'nin Fatımîleri methettiğine dair birçok şiirler nakletmiştir. İbn Hallikan da aynı şekilde bu kabil şiir nakletmiştir.