El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şeyh Ebu Hamid El-İsferayinî

Şafiîlerin imamıdır. Asıl adı Ahmed b. Muhammed'dir. Kendi zamanında Şafiî mezhebinde önder bir kişiydi. Hicretin 344. senesinde doğdu. Küçük yaşta hicretin 363 veya 364, senesinde Bağdat'a geldi. Ebül-Hasan b. …

Şafiîlerin imamıdır. Asıl adı Ahmed b. Muhammed'dir. Kendi zamanında Şafiî mezhebinde önder bir kişiydi. Hicretin 344. senesinde doğdu. Küçük yaşta hicretin 363 veya 364, senesinde Bağdat'a geldi. Ebül-Hasan b. Merzüban'dan fikıh öğrendi. Sonra Ebü'l-Kasım ed-Darikî'den ders aldı. Durumlar onu terakki ettirdi. Nihayet Şafiîlerin reisliği payesini aldı. Sultan ve halk nezdinde itibarı büyüdü. Fakih ve imamdı. Kadri yüce, asaletli bir kimseydi. Müzeni, onun Talib adlı eseri üzerine elli Ciltlik bir şerh yazmıştır.Usulü fıkha dair başka bir ta'liki de vardır. Ismailî'den ve diğerlerinden rivayetlerde bulunmuştur. Hatib Bağdadî dedi ki; «Onu bir kaç defa gördüm. Ders halkasına katıldım. Abdullah b. Mübarek'in Katiatü'r-Rebi semtinde bulunan mescidinde ders veriyordu. Ezeccî ve Hallal bize ondan hadis rivayet ettiler. Ders halakasma 700 fıkıh talebesinin katıldığını duydum. İnsanlar onun hakkında «Eğer İmam Şafiî onu görseydi çok sevinirdi» diyorlardı. Ebü'lHasan el-Kuddurî dedi ki; «Şafiî mezhebinde Ebu Hamid'den fikhı daha iyi bilen bir kimse görmedim.» Onun hakkında «Ebu Hamid, İmam Şafiî'den daha ileri görüşlü ve fikhı daha iyi bilendi» demiştir.

Ebu İshak da şöyle dedi: «Bu söz sadece Kuddurî'nin görüşü değil-dir.Çünkü Ebu Hamid ve emsali, İmam Şafiî'ye nisbetle şairin anlattığı şu durumdadırlar:

«Onlar Mekke'de Nevfel kabilelerinin arasına konakladılar.

Bense evlerden uzak çölde konakladım.»

İbn Hallikan dedi ki: «Ebu Hamid'in et-Talikatü'1-Kübra, Kitabu'l-Bustan gibi eserleri vardır. Kitabü'1-B ustan küçük bir eserdir ama içinde garip bilgiler vardır. Bazı münazaralar esnasında fikıhçılar ona taarruzda bulunmuşlar, ama Şeyh Ebu Hamid onlara şu şiirle karşılık vermişti:

«Halkın huzurunda açıkça cereyan eden ve yere saçılan bir cefa.

Öte taraftan gizlice dilenen bir Özür. İşte bu Özür kusuru daha da perçinler.

Bütün cefalarını gizlice özür dileyerek yok edebileceğini sanan kişi daha büyük bir yanılgı içine düşmüştür.»

Ebu Hamid el-İsferayinî bu senenin şevval ayının bitimine onbir gün kala cumartesi gecesi vefat etti. Cenaze namazı sahra da kılındıktan sonra kendi evine defnedildi. Cenazesine çok sayıda insan katıldı. Üzerine çok ağlandı. Daha sonra hicretin 411. senesinde Babü'1-Harb mezarlığına nakledildi.

Îbnü'l-Cevzî'nin ifadesine göre, o, altmışbir sene birkaç aylık bir ömür yaşamıştır.