Yahya b. Muhammed b. Hübeyre Ebü'l-Muzaffer. Halifeye vezirlik yaptı. Avnüddin lakabım taşırdı. el-İfsah adlı kitabı tasnif etti. Kur'ân ilimlerini öğrendi. Hadis dinledi. Nahiv, lügat ve aruza dair güzel bilgisi vardı. Hanbelî mezhebinin fıkhını öğrendi. Bu alanda güzel ve faydalı kitaplar tasnif etti. Bu kitaplardan biri birkaç ciltlik el-İfsah adlı eserdir. Bu kitabında hadis şerhetti. Alimlerin mezheplerini anlattı. Kendisi itikatta selefi idi. Yoksul ve serveti olmayan bir kimseydi. Sonra devlet hizmetine girdi, yükseldi. Nihayet halife Muktefi'ye vezirlik yaptı. Ondan sonra da oğlu Müstencid'in vezirliğini yaptı. Seçkin vezirlerden biri olup idaresi çok güzeldi. Zulümden son derece uzaktı. İpek elbiseler giymezdi. Halife Muktefî «Abbasilere İbn Hübeyre gibi biri vezirlik yapmış değildir» derdi. Muktefî'nin oğlu Müstencid de böyle derdi. Müsten-cid onu çok beğenirdi. Hadim Mercan dedi ki: Mü'minlerin emiri Müstencid'in, İbn Hübeyre'ye ait şu şiiri yine îbn Hübeyre'nin karşısında okuduğunu bizzat dinledim:
«İki nimet sana Özgü oldu. Sen bunlarla nitelendin.
Ama bunların yad edilişi kıyamete kadar devam edecek ve umumi olacaktır.
Dünya senin varlığına muhtaçtır.
Sen yaşadığın zamanda iyi şeyler, insanlar tarafından kötü karşılanıyordu.
Ey yaşayan kişi, eğer Cafer el-Bermekî senin yerine kasdetseydi.
Yahya da bunu yapsaydı,
Yahya ve Cafer ikisi birlikte buna ulaşamazdı.
Sana kötülük yapmak isteyen bir kimse,
Ey Ebu Muzaffer!
Mutlaka sen ona karşı muzaffer oldun.»
Vezir İbn Hübeyre, Abbasî devletini yaşatmak için çok çaba sarfe-derdi. Selçuklu hükümdarlarının onlara karşı tasallutlarım engelledi. Nihayet Irak'ın tamamında Abbasi hilafetinin otoritesi sağlandı. Irak'ta Abbasilerin yanı sıra başka bir sultanın hükmü sökmedi. Allah'a hamd olsun.
Vezir İbn Hübeyre kendi konağında münazara için alimlere meclis kurardı. Alimler bu mecliste çeşitli konulan inceler ve münazara yaparlardı. Kendisi de onlardan istifade ederdi. Ama bunun yanı sıra alimler de ondan yararlanırlardı. Bir gün İbn Hübeyre fakihlerden birine çirkin sözler sarfetti. Ona «Ey eşek» dedi. Sonra pişman oldu ve o fakihe «Senden bana aynı şeyi söylemeni istiyorum» dedi. Ancak o fakih kişi bu sözü safretmedi ve İbn Hübeyre 200 dinar vererek onun gönlünü aldı ve onunla barıştı. Kendisi ani bir ölümle vefat etti. Bir rivayette anlatıldığına göre tabibin biri onu zehirlemiştir. Ama o tabib de altı ay sonra başkası taralından zehirlenmiştir. Ölürken o tabib «Ben İbn Hübeyre'yi zehirledim ama kendim de zehirlendim» demiştir.
Vezir İbn Hübeyre hicretin 560. senesinin cemaziyelevvel ayının onikisinde pazar günü vefat etti. Vefat ederken altmış bir yaşındaydı, ibn Cevzî cenazesini yıkadı. Cenaze merasimine büyük bir kalabalık iştirak etti. O gün çarşı pazar her taraf kilitlendi. İnsanlar ona çok ağladılar. Kendisi Babü'l-Basra'da inşa ettirmiş olduğu medreseye defnedildi. Allah rahmet etsin. Vefatı sebebiyle şairler onun için çok mersiyeler yazdılar.

