Muhammed b. Hüseyin b. Abdullah b. İbrahim. Künyesi Ebu Şüca. Lakabı da Zahirü'd-Din idi. Aslen Ravzeraverli olup Ahvaz da doğmuştu. Seçkin ve hayırlı vezirlerden olup çokça sadaka verir, alimlere ve fa-kihlere ihsanda bulunurdu. Şeyh Ebu İshak eş-Şirazfden ve diğerlerinden hadis dinledi. Kitaplar tasnif etti. Tecaribü'1-Ümem adlı kitabın üzerine bir zeyil yazdı. Halife Muktedî'ye vezirlik yaptı. 600.000 dinarı vardı. Bu parayı hayır ve sadaka yolunda sarfetti. Güzel vakıflar te'sis etti. Muazzam binalar yaptırdı. Dullara ve Öksüzlere çokça yardımda bulundu. Adamın biri ona «Yanımızda bir dul var. Bu dul kadının dört Çocuğu var. Hepsi de aç ve çıplaktırlar» deyince kendi has adamlarından
ınyle ° dula ve çocuklarına nafaka, elbise ve yiyecek gönderdi. Hava Şiddetli soğuk olmasına rağmen elbisesini üzerinden çıkarıp soyundu ve ^Ulah'a yemin ederim ki bu dul ve öksüzlerinin iyi haberleri ile bana
°nmediğin sürece elbiselerimi giymeyeceğim» dedi. Adam kendisine verilen nafaka, giyecek ve yiyecekleri çabucak onlara götürdü. Sonra iyi haberlerini vezir Ebu Şüca'a getirdi. Onların sevinip kendisine duacı olduklarını söyledi. Vezir Ebu Şüca da bu habere sevinip elbiselerini giydi.
Bir defasında kendisine kadayıf getirilip önüne bırakıldığında bu kadayıfı bulamayanlar için üzüldü. Lokmalar boğazından geçmeyince hepsini mescidlere gönderdi. Çok miktardaki bu kadayıfi yoksullara ve mescidlerde dilenen körlere yedirdi.
Divanda otururken mutlaka fakihleri de bulundururdu. Dini bir problemle karşılaştığında o fakihlerin fetvalarına göre hüküm verirdi. İnsanlara çok mütevazi davranırdı. Avam ve havası ayırd etmez, hepsine karşı alçak gönüllülük gösterirdi. Sonra vezirlikten azledildi. Hacca gitti. Medine'de mücavir olarak çalıştı. Daha sonra hastalandı. Hastalığı ağırlaşınca Hücre-i Nebeviye gelip şöyle dedi:
Ya Resûlallah! Yüce Allah bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
«Onlar, kendilerine yazık ettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve peygamberler de onlara mağfiret dileseydi, Allah'ın tev-beleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi.» (en-Nisâ, 64).
İşte ben sana geldim günahlarımdan ötürü Allah'tan mağfiret diliyorum. Kıyamet gününde de bana şefaatçi olacağını umuyorum»
Böyle dedikten sonra aynı günde vefat etti. Allah rahmet etsin. Bakî mezarlığına defnedildi.

