El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Yahya B.Selâme

Yahya b. Selame b. Hüseyin. Künyesi Ebu Fadl'dır. Şafiî mezhebine mensuptur. Hasankeyf lidir. Fıkıh ve edebiyatın çeşitli kollarında önder bir alimdi. Nazımda ve nesirde usta idi. Yalnız aşırı derecede Şiî olduğu …

Yahya b. Selame b. Hüseyin. Künyesi Ebu Fadl'dır. Şafiî mezhebine mensuptur. Hasankeyf lidir. Fıkıh ve edebiyatın çeşitli kollarında önder bir alimdi. Nazımda ve nesirde usta idi. Yalnız aşırı derecede Şiî olduğu söylenir. İbnül-Cevzî onun nazımlarından birkaç parça naklet-miştir. Şöyle ki: «Veda gününde ciğerimi paylaştılar.

Onlar gittikten bu yana artık ciğerim yoktur.

Kirpiklerimin üzerinde yollarına gittiler.

İç organlarımın üzerinde mola verdiler.

Gözlerimin suyunu içtiler.

Göz yaşlarım akıp tükendi.

Ciğerim yaralandı.

Hastalığım da onlar tarafından açığa vuruldu.

Aşk ateşim devamlı yanıyor.

Gözlerim kan ağlıyor.

Gözlerimin uykuyla alakası kalmamış,

Onlardan salınarak yürüyen bir ceylan bana doğru geldi.

Salınarak gelen o ceylan ne güzeldir.

Kılıcı kınından sıyrılmıştır. Köşkü parlak ve cilalıdır. Yanakları gül pembedir.

Şafaklarına gelince onlarda yanaklarının kızarıklığı üzerine dökülmüştür.

Saçları kıvırcık olup akrep iğnesi gibi ve terden ıslaktır.

Nefesi ve tükürüğü misk ve şarap gibidir.

Ön dişleri de dolu tanecikleri andırır.

Ayakta iken gerisi onu düğümler.

İç organlarının da bir kısmı ayakta bir kısmı oturmaktadır.

Boyu ve endamı ban ağacının dalı gibidir.

Doğruca ve eğiklik olmaksızın salınır.»

Bu şiir gerçekten çok uzundur. Yahya b. Selâme bu şiiri tamamladıktan sonra bu defa da Ehl-i Beyt'i ve oniki imamı övmeye başlıyor. Şöyle ki:

«Bana Ehl-i Beyt sevgisini soran kişi!

Ben bu sevgiyi ilan ederek mi açıklayayım yoksa inkâr mı edeyim?

Heyhat! Onların sevgisi benim etime ve kanıma karışmıştır.

Bu sevgi hidayet ve doğru yoldur.

Haydar (Hz. Ali) ondan sonra Hasan ve Hüseyin,

Sonra Ali ve oğlu Muhammed,

Cafer Sadık ve onun oğlu Musa,

Musa'dan sonra Seyyid Ali.

Mirzayı kastediyorum.

Sonra Rıza'm oğlu Muhammed'i,

Sonra Ali ve oğlu Müsedded,

İkinci Hasan, Peşisıra Muhammed b. Hasan el-Müftekid,

Bunlar benim imamlarım ve seyyidlerimdir.

Bütün topluluklar beni kınasalar ve fikrimin yalnız olduğunu söyleseler de,

Bunlar çok yüce ve kerem sahibi imamlardır.

Adları öteden beri sıralanıp gelmektedir.

Bunlar, Allah'ın kullarına karşı hüccetleridir.

Bunlar, Allah'a giden yoldur.

Bunlar, öyle bir kavimdir ki, yüksek şeref ve fazilet sahibidirler.

Müşrikler de, tevhid erbabı da bunları tanır.

Bunlar, öyle bir kavimdir ki her yerde şehitlikleri vardır.

Hatta bütün yüreklerde şehitlikleri vardır.

Bunlar Mina'nın Meş'a-i Haram'm, Müzdelife'nin Safa ve Mer-ve'nin, Mescid-i Haram'm,

Sahipleri olan bir kavimdirler.

Mekke, Abtah, Hayf,

Mescidi Cum'a ve Baki-i Gerkad,

Kendilerine aitdirhep.»

Bundan sonra da Hz. Hüseyin'in şehid edilmesini yumuşak ifadelerle anlatmaya başlar:

«Ey Mustafa'nın Ehl-i Beyti, Ey benim dayanaklarım, Ey sevgilerine yanıp itimad ettiğim kimseler! Yarın beni Allah'a ulaştıracak vesilelersiniz.

Artık nasıl korkarım? Ben size dayanırım.

Dostunuz ebediyet cennetinde sürekli diridir.

Size zıt olanlarsa çılgın alevli ateşte ebedi kalacaktır.

Ben başkalarına öfke duyarak sizi seven değilim.

Aksi takdirde sizin yüzünüzden bahtsız olurum mutlu olamam

Bir Rafızî, ya da fesatçı Haricî,

Sanmasın ki ben kendisine muvafakat edeceğim.

Muhammed (s.a.v.), ondan sonraki halifeler,

Gördüğüm kadarıyla Allah'ın yaratıklarının en üstünleridirler.

Onlar, bizim için dinin kurallarını koydular,

Onlar, dinin temellerini kurup sağlamlaştırdılar,

Ahmed'in ashabına hiyanet edenler,

Ahiret gününde hasım olarak Ahmed'i karşılarında bulurlar.

Benim itikadım budur. Buna sarılın ki kurtuluşa eresiniz.

Benim yolum budur. Bu yola girin ki doğru yola eresiniz.

İmam Şafiî'nin mezhebi, mezhebimdir.

Çünkü onun kavilleri sağlamdır.

Usulde ve füruda ona uydum.

Mürşid olan öğrenci ve talip bu hususta bana uysun.

Allah'ın izniyle ben yarışı kazanan ve kurtuluşa eren kimseyim.

Zalim, sonrada fesatçı başa gelse de ben kurtuluşa ererim.»

Şu şiirde Yahya b. Selâme'ye aittir:

«Malım azaldığında beni sabırsız, çok üzülen, Öfkesinden parmağını ısıran biri olarak göremezsin. Cenâb-ı Allah bana yeniden nimet verdiğinde hatta bütün insanlara verileni bana verdiğinde de beni şımarmış olarak göremezsin.»