Hilafet mü'temeni (devlet sekreteri) Habeşli Tavaşî öldürülüp saraydaki diğer hizmetçiler görevlerinden azledildiklerinde hizmetçiler buna kızarak bir araya gelip toplandılar. Zenciler yaklaşık 50.000 kişilik bir topluluk meydana getirdiler. İki saray arasında Selahaddin'in askerleriyle savaştılar. İki taraftan da çok sayıda adam öldürüldü. Halife Adid, sarayında savaşı seyrediyordu. Şamlı askerler saraydan taş atıyorlardı. Bir rivayete göre Adid'in emriyle olduğu, başka bir rivayete göre ise onun emri dışında Adid'in askerleri karşı tarafa ok attılar. Sonra Nasırın kardeşi Nurşah Şemsü'd-Devle de Adid'in sarayda savaşı seyretmekte olduğu penceresinin yakılmasını emretti. Nurşah Şemsü'd-Devle savaşta hazır bulunuyordu. Nureddin onu kardeşine takviye olsun diye göndermişti. Halife Adid'in sarayının kapısı açıldı ve «Müminlerin emin, şu zencileri aranızdan ve ülkenizden çıkarmanızı size emrediyor»
diye seslenildi. Şamlılar kuvvetlendiler. Zenciler zayıfladılar. Sultan, Mansure diye bilinen zenci mahallesine askerleri şevketti. Bu mahallede zencilerin evleri ve aileleri bulunuyordu. Askerlerin gelmesi üzerine Bab-ı Zuveyle'deki zenciler geri dönüp kaçtılar. Komutan, onları kılıçlı askerleriyle kovaladı ve onlardan bir çoğunu öldürdü. Sonra zenciler eman dilediler. Kendilerine eman verildi. Cize'ye sürgün edildiler. Sonra Selahaddin'in kardeşi Şemsü'd-Devle Nurşah onların karşısına çıktı ve yine onlardan bîr çoğunu öldürdü. Geride çok az sayıda zenci kaldı. Zulm ettiklerinden dolayı zencilerin evleri boş kaldı.
Bu senede Nureddin, Caber kalesini fethetti. Bu kaleyi sahibi bulunan Şihabüddin Malik b. Ali elUkaylî'nin elinden aldı. Caber kalesi Sultan Melikşah zamanından beri Şihabüddin'in elinde bulunmaktaydı.
Bu senede Haleb Camii yandı. Nureddin orayı onardı.
Bu senede Haleb dışındaki mahallenin kendisine nisbet edilmekte olduğu Maruk öldü.

