Künyesi Ebü'l-Hasan'dı. Bağdat'lı bir yazardır. Edip ye şair bir kimseydi. Şiirlerinden biri şudur:
«Nefsim uyumuştu. Sel dağından bir yıldırım çaktı, ışığı gitti. Siyah bir elin, keskin bir kılıcı kınından sıyırışı gibi ışığı parladı. Sanki o durgun bir suda parlayan bir yıldızdır. Rüzgarın ağaç dalları üzerindeki esintisinin görülüşü gibi göründü.
Rüzgar sanıyor ki o bir bakış attı, göz kırptı.
Ya da o bir ateş şûlesidir ki alevi yükselip alçaldı.
Ya da onun bir parıltısı, parlak taşlar üzerinde görüldü.
Bana geçmişte kalan bir ahdi hatırlattı, o ahid alçak bir yerde verilmişti, ama sona erip gitti.
Kalbim bana dedi ki: Bir ihtiyacın var mı? Bu soruyu sordu ve dönüp gitti.
Beni hasta kılanın kim olduğunu sordu.
Ben beni hasta düşürene feda olayım.
Ey kalbimin amacı, sen kalbime hiyanet ettin amaç bakımından.
Kaza elinin savurduğu oklar gibi oldun.
Geceyi şüphelenmeksizin geçirdim ki benimle uyuyanlar geçip gittiler.
Nihayet gece de izini takip etti ve sona ermek üzere oldu. Sabah da karanlığın etrafını aydınlatmağa başladı. Doğuda, batıya karşı bir ışık huzmesi belirdi ve sona erdi.»

