El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Cemal El-Mısrî

Yunus b. Bedran b. Feyruz Cemaleddin el-Mısrî. O zamanda kadil-kudatlık yapmıştı. İlim tahsil etti. İlimde yükseldi. İmam Şafiî'nin el-Ümm adlı kitabını kısalttı. Feraize dair hacimli bir eseri vardır. İntihar eden ve …

Yunus b. Bedran b. Feyruz Cemaleddin el-Mısrî. O zamanda kadil-kudatlık yapmıştı. İlim tahsil etti. İlimde yükseldi. İmam Şafiî'nin el-Ümm adlı kitabını kısalttı. Feraize dair hacimli bir eseri vardır. İntihar eden ve amâ bir kişi olan Taki Salih'ten sonra Vezir Sofiyyüddin b. Şükür tarafından Eminiye medresesinin müderrisliğine atandı. Kendi işiyle ilgilenmekteydi. Sonra Dımaşk Beytü'Imah'nın vekilliğine atandı. Dımaşk sahibi tarafından çeşitli hükümdarlara ve halifelere elçi olarak gönderildi. Zeki Ibn ez-Zekî'yi azlettikten sonra Melik Muazzam onu Dımaşk kadilkudathğma, ayrıca inşaatı tamamlandığında da büyük Adiliye medresesinin müderrisliğine atadı. Orada ilk dersi kendisi verdi. Bu dersinde önceki kısımlarda da anlattığımız gibi ayan ve eşraf hazır bulundu. Kendisi, «Önce tefsir dersleri verilmeli» derdi. Tefsiri baştan sona tamamladıktan sonra «Tefsirden sonra da fikıh dersi gelir» derdi. Sicilleri isbat işine çok önem verirdi. Hergün sabahleyin; salı günleri de gün boyunca Adiliye medresesinin eyvanında şehrin bütün şahitlerini ve isbatlayacak bir belgesi bulunan kimseleri toplardı. Şahitleri huzuruna çağırır, onlar da ifadelerini sunarlardı. Böylece sicilleri tesbit ederdi. Her cuma günü ikindiden sonra Meşhed-i Osman'da Kemal-i Şibâkî'nin yanında oturur, akşam namazını, bazan da yatsı namazını kılıncaya dek hüküm verirdi. Çokça ilim müzakere eder, ilimle iştigal ederdi. Güzel bir yol takip ederdi. Kimseden birşey aldığını iddia eden olmamıştır.

Ebu Şame dedi ki: Yalnız bazı mirasçılara Beytü'l-mal'la anlaşmalarını tavsiye ettiğinden ötürü eleştirilmiştir. Ayrıca güzel bir gidişatı olmayan oğlu Tac Muhammed'i kendine vekil tayin ettiğinden ötürü de tenkit edilmiştir. Ama kendisi iffetli, nezih ve heybetli bir insandı. Kendisinin, Kureyş kabilesinin Şeybe kolundan olduğunu iddia ederdi. Bu nedenle insanlar onun aleyhinde konuşmuşlardır. Kendisinden sonra Şemseddin Ahmed b, Halilî el-Cüveynî kadılığa atandı.

Cemal el-Mısrî bu sene rebiyülevvel ayında vefat etti. Dımaşk Camii tarafındaki Râsüderbü'rReyhan'da bulunan evine defnedildi. Bu gün Medresetü's-Sadriye'nin doğusundaki şebekeye defnedildi. Bu türbe, tabiiki evinin içindeydi. Türbesinin evinin içinde bulunması nedeniyle hicivci İbn Anin şöyle bir şiir yazmıştı:

«Cemal el-Mısrî işini eksiksiz yaptı. Çünkü türbesini evinin içine aldı. Böylece sağları, onu taşlamaktan kurtardı. Ölüleri de kendi ateşinden uzak tutmuş oldu.»