Sonraları Bağdat'a gelmiştir. Mancınıklı olduğu da söylenir. Şiirde üstündü. Meşhur bir şairdi. Güzel manalı, latif şiirleri vardı. İbn es-Saî onun güzel bir parçasını nakletmiştir. Bütün insanlar için bir nevi baş sağlığı dileklerini sunduğu bir kasidesinde şöyle demiştir:
«Baki kalmayı uman kimse için ebediyet var mıdır?
Allah'tan başka her şey yok olacaktır.
Topraktan yaratılan bir varlık,
Uzun süre yaşasa bile yine toprağa dönecektir.
Bütün mahlukatm döneceği yer,
Babalarının ve dedelerinin dönmüş oldukları yerdir.
Nerede Havva, nerede Adem?!
Onlar da ebedi hayatı bulamadılar,
Nerede Habil, nerede Kabil?!
Bunlar birbirlerine düşman ve hasetçi idiler.
Nerede Nuh, nerede gemide onunla birlikte kurtulanlar?!
Bütün o zamanlarda yaşayanlar yok olmuşlardır.
Zaman onları bir çocuk gibi ölüme teslim etti.
Uzun ömrü, Nuh'a bir yarar sağlamadı... O da gitti.
Nerede Âd, nerede Ad kavminin cennet bahçeleri?
Nerede Salih ve Semud kavmi? Nerede Allah'ın beytini inşâ eden İbrahim?! O beyt ki muazzam bir ziyaretgahtır.
Kardeşleri, Yusuf u çekemediler. Onu neredeyse öldüreceklerdi.
Hased eden de, hased edilen de (Yusuf da kardeşleri de) vefat ettiler.
Süleyman, peygamberlikte ve hükümdarlıkta söz sahibiydi.
Tıpkı Davud'un hüküm verişi gibi hüküm vermişti.
Bu halk kendilerine itaat ettikten sonra,
Davud'a da demir yumuşatıldıktan sonra,
Onlar da göçüp gittiler.
Nerede İmran'm oğlu Musa, dokuz mucizesiyle birlikte?
Yoluna giderken denizi yarıp gitmişti.
Meryem oğlu İsâ ki Allah'ın ruhudur.
Yahudiler neredeyse onu öldüreceklerdi.
Peygamberlerin efendisi ve insanları hak yola ileten,
Ahmed-i Mahmud da göçüp gitti.
Zürriyeti ve pâk ailesi, onlar da gittiler.
Kullar üzerlerine cenaze namazı kıldılar.
Gökteki yıldızlar da bir zaman sonra saçılıp dağılacaklardır.
Hava durgunlaşacaktır.
Kayaları tutuşturan dünya ateşi,
Bir zaman sonra küllenecek ve sönecektir.
Sular da donacaktır.
Aynı şekilde toprak da yarın,
İnsanlara yönelecek, deprem geçirecek ve sâkinleşecektir.
İşte Anasır'ın anneleri şunlardır: Ateş, toprak, hava, rutubet ve soğuk su.
Yarın tıpkı bizler gibi bunlar da yok olacaktır.
Yaratıklar arasında ne baba, ne de oğul kalmayacaktır.
Azgın şakî de günlerin musibetinden kurtulamayacaktır.
Doğru yoldaki mutlu ve said kişi de kurtulamayacaktır.
Ölümler ne zaman kılıçlarını kınlarından sıyıracak olurlarsa,
Efendiler de, köleler de o kılıçlar tarafından biçileceklerdir!»

