Hadım edilmiş yiğitlerdendi. Sultan Selahaddin'in devletinin büyük katiplerinden ve emirlerindendi. Şecaatli, şehâmetli, atılgan bir kimseydi. Adid vefat edince Kasr'ı teslim aldı. Kahire surlarını bütün Mısır'ı da içine alacak şekilde onardı. Sahabîlerin Mısır diyanndaki ganimetleri paylaştıkları yer olan Maksem'e kadar gitti. Cebel kalesini yaptırdı. Sultan Selahaddin, içindeki birçok mekanları tamir etmesi için Akkâ'yı ona teslim etmişti. Kendisi oradayken Akkâ, kuşatma altına alınmıştı. İslâm askerleri oradan çıktıklarında kendisi de çıkanlar arasındaydı. Sonra İbn Meştup oraya girdi. Anlatıldığına göre esir düşmüş ve 10.000 dinar ödeyerek esaretten kurtulmuş, sonra Sultan Selahaddin'in yanma dönmüştü. Sultan Selahaddin de onun esaretten kurtuluşuna çok sevinmişti.
Emir Bahaeddin Karakuş, bu sene vefat edince Melik Âdil onun terekesine el koydu. Iktaları ve emlaki, Melik Âdil'in oğlu Kâmil Muham-nıed'e verildi.
İbn Hallikan dediki: «Karakuş'un acaip hükümler verdiği söylenir. Hatta bazıları bu hususta Kitabü'l-Faşûş fî Ahkânı-i Karakuş adını verdikleri güzel bir cüz tasnif etmişlerdir.»
Bu konuda çok şeyler söylenmiştir, ama öyle sanıyorum ki bunlar ona isnad edilen uydurma şeylerdir. Çünkü Sultan Selahaddin ona çok itimad ederdi. Yoksa böyle a,cayip hükümler veren birine itibar gösterir ve itimad eder miydi hiç? Doğrusunu Allah bilir.

