Faziletli, dindar, heybetli, vakarlı, hükümdarlığa layık bir kimseydi. Emirler onu saygıyla karşılardı. Onları kendisine Salih'ten sonra bey'ata çağırmış olsaydı herkes ittifakla ona be/at ederdi. Ancak kendisi Eyyubilerin tarafını himaye etmek için böyle yapmayı uygun görüyordu. Muazzam Turanşah'm Mısır'a gelişinden önce zilkade ayında Haçlılardan Templier tarikatına mensup bir şövalye onu şehid etmişti. Malı, mülkü, atları yağmalanmış, evi tahrip edilmişti. Ona yapmadık çirkin hareket bırakmamışlardı. Bunu kendisine yapanlar da sağlığında kendisine son derece saygı gösteren emirlerdi. Şiirlerinden biri şudur:
«Küçük yaşta nefsimin arzularına karşı koyuyordum, Ama geceler, yaşlılık ve ihtiyarlıkla beni vurdukları zaman, Öncekilerin tam tersine nefsimin arzularına uydum. Keşke büyük olarak yaratılmış olaydım da sonra küçüklüğe dön-seydim.»

